
Bir yerlere gitmek... O kadar uzağa ki,Fikrim şu geçen hayat kavgama yetişemesin

"The novel Mai ve Siyah recounts the decline of a young poet's life from a romantic state (symbolized by the color blue) into a depressive and sinister one (symbolized by the color black).".
13 posts from the Bookspace community

Bir yerlere gitmek... O kadar uzağa ki,Fikrim şu geçen hayat kavgama yetişemesin

“İnsanlar ne kadar büyürlerse büyüsünler, ne kadar ihtiyar olurlarsa olsunlar yine bazı dakikaları vardır ki, annelerine sokularak çocuk olmak isterler...”

Bir kadın bir kere uçurumlardan yuvarlanmaya başladı mı artık düşüşüne son verecek nokta yoktur, ne kadar aşağı düşerse düşecek yerler o kadar çoğalır.

İnsanlar tuhaftır.Fena birşey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa mutlaka en evvel vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar.

İnsanlar tuhaftır! Fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa mutlaka en önce vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar. Kötü işler sahibi olanlara sorunuz, hepsinde kendi kendilerine icat edilip özenle pekiştirilmiş sebeplere tesadüf edersiniz.
Bilir misin azizim? Ağlamamak için gülüyorum.

uşaklıgil’in mükemmel tabiriyle, piyâle-yi telh-i hayâtın zehrâbesinden içmek mukadder benim için.

İnsan emellerini yalanlayan şeyleri istediği şekilde yorumlamaya çalışarak kendisini daima arzuların içinde oyalamak da gecikir.
Demek hayat dedikleri şey böyle sonuna kadar müthiş darbeler toplamakla geçecek.

İnsan, keder ve sevinç zamanlarında kalbinin katlanabileceğinden fazlasını diğer hassas bir kalple paylaşmak ister.

Ansızın gelen felaket insanları en çok ümide sarıldıkları zamanlarda zedelemekten haz alır.

Bilir misin azizim? Ağlamamak için gülüyorum.

Demek hayat dedikleri şey böyle sonuna kadar müthiş darbeler toplamakla geçecek.
“İnsan emellerini yalanlayan şeyleri istediği şekilde yorumlamaya çalışarak kendisini daima arzuların içinde oyalamak da gecikir.”
“insan, üzüntülü ve sevinçli zamanlarında, kalbinin dayanamayacağından fazlasını duyarlı bir kalple bölüşmek ister..”
“İnsanların bazı köpürme devreleri vardır ki, küçük bir hazırlık dakikası ile başlar. Bu dakika da gözler birbirini anlamaya çalışıyor gibi durur, güya “Ağlayalım mı”? Sorusuyla bakışır”
“Bugün hiç kimseyle konuşmaya katlanabilecek halde değildi. Yalnızlığa çok büyük ihtiyacı vardı.”
“Niçin bu kadar hayallerinin esiri olmuştu?”
“Bazen birden, hiç beklenmeyen bir zamanda zihne çarpı vermiş hakikatler vardır ki senelerden beri damla damla, çeşitli zamanlarda döküle döküle birikmiş belirtilerin, küçük küçük, başlı başlarına manasız işaretlerin…”
Read it in the app
Highlight, save quotes, share what you read