
İnsan, üzüntülü ve sevinçli zamanlarında, kalbinin dayanamayacağından yüksek duyarlı bir kalple bölmek ister.

Türk romanının klasik eserlerinden "Aşk-ı Memnu" Yapı Kredi Yayınları'nda. Halit Ziya'nın bu şaheseri, yazarın kaleminden çıktığı şekliyle, dili ve imlası korunarak, Handan İnci tarafından yayına hazırlandı. Halit Ziya Uşaklıgil'in "Mai ve Siyah"la birlikte ikinci önemli romanı "Aşk-ı Memnu", görünüşte ölçüsüz ve biraz da maddi çıkara dayalı bir evliliğin ortaya çıkardığı "yasak aşk"ın felaketle sona eren acıklı öyküsüdür. Boğaziçi'nde Melih Bey takımı diye tanınmış aileden Firdevs Hanım'ın genç ve güzel kızı Bihter biraz müreffeh bir hayat sürmek, biraz da hafifmeşrep bir kadın olan annesinin kötü şöhretinden kurtulmak ve ona asla benzememek için iki çocuk sahibi, kırklı yaşlardaki Adnan Bey'le evlenir. Bihter, Adnan Bey'in yalısına gelin olarak geldikten bir süre sonra kocası Adnan Bey'de bulamadığı aşkı, kocasının çapkın yeğeni Behlül'le yaşadığı yasak aşkta bulmayı dener. Ancak bir süre sonra Behlül'ün Bihter'i yüzüstü bırakarak tekrar Beyoğlu'ndaki eski sevgilisine dönmesi, ardından da Adnan Bey'in son derece duygusal kızı, Nihal'le nişanlanmaya kalkmasıyla söz konusu "yasak aşk" bütün yalıda duyulur. Bihter kendi kendisiyle kısa bir mücadeleden sonra annesinden, Behlül'den ve yalıya gelin olarak gelmesini bir türlü hazmedemeyen, babasını kendisinden ayırdığını düşünen Nihal'den intikam almak üzere intihar eder. Bunun üzerine Behlül kaçar, Nihal tekrar babasına kavuşur, yalının Bihter'in gelmesiyle bozulan düzeni yeniden sağlanır. "Aşk-ı Memnu", geçen yüzyılın başında bir yandan alafranga bir hayata girmekte olan toplumu bu yönüyle tanıtırken, bir yandan da Avrupa'da görülen ve Batılı romancıların da kullandıkları soyaçekim ve determinizm gibi realizmin gerektirdiği bütün öğeleri başarıyla işlemiş, gözlemleri ve ayrıntılı betimlemeleriyle Türk romanında bir dönüm noktası oluşturmuştur.
8 posts from the Bookspace community

İnsan, üzüntülü ve sevinçli zamanlarında, kalbinin dayanamayacağından yüksek duyarlı bir kalple bölmek ister.

Öyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarıya bakılsa mavi ve her zaman mavi; aşağı siyah her zaman siyah... Bir şey ki mavi ve siyah olsun...

Gözlerin, dudakların alev alev çağırıyor yangınlara…öyle birşey var ki sende çözemediğim, insanı çılgınlıklara sürüklüyor….

okumayin, okutmayin.

tolstoy, anna karenina’da ne yaptıysa, halid ziya uşaklıgil de aşk-ı memnu’da benzer bir şeyi yapmaya çalışmış gibidir: dışarıdan düzenli, saygın ve ahlaki bağları güçlü görünen bir ailenin, arzu ve yasak aşkın içeri sızmasıyla yavaş yavaş çözülmesini; aileyi bir arada tutan bağların kopmasını ve nihayetinde bu çözülmenin herkese ödettiği bedeli anlatmak.

Öyle bir sarılma düşünüyordu ki onu ta benliğinin derinliklerine kadar titretsin, hırpalısın, ezsin, öyle bir aşk istiyordu ki onun ruhunda sarhoş eden baygınlıklar bıraksın..

bir aşkı yasak kılan nedir? din u devlet, toplum, hukuk, siyaset?

batılı teknikte yazılan ilk roman yerli
“İşte erkekler! derdi,asla memnun değildirler, artık sevmemek isterlerse bütün düşüşün, bıkkınlığın suçlarını kadınlara yüklemek için çare bulduktan sonra sevmemek suçunu da onlara bırakmak için zavallıları aşağılayacak…”
Read it in the app
Highlight, save quotes, share what you read