
Bir insanin hikyesi, ayni zamanda “oteki”lerin de hikyesi midir?Kelebek etkisi hangi okyanuslarda hangi dalgalara neden olur?Hayaller calinabilir mi? Sevginin tarifi nasil yapilir?Aynanin iki yuzunu ayni anda gormek olasi midir?Bir olum kac kisiye dokunur da gecer?Simdi, Dikensiz gul bahcesi bekleyenlere bulbulun cilesini anlat. Sabaha dek yurekten ozsuya karisan kani… Azar azar, her an biraz daha tukenerek, nagme nagme yok olusu, sizili… Kim ki yurekten sevmez, ona dememeli / bu meseli. Kim ki anlamak istemez, o ne guldur ne diken… Sogumaya durmus iklimde kivilcim aramak yaz gunesinden, dilden dokulmeyeni otekinin anlamasini beklemek kadar bos. Oyleyse agustos bocegi mi olmak gerek, bin im birakmaktansa orman yoluna ekmek kirintilariyla. Hangi kulak duyarsa, hangi bedene ait. Gecmisin yukunu, seni var edenlerin kosnul agirligini sirtinda tasimak nasil bir eziyettir ki masumiyeti cigner gecer. Aklin sinirlari zorlanmaya, gizler kilifindan cikmayagorsun. Iskencedir en eglenceli oyun…Guncel olanla gecmiste kalan sarmalindaki okurun, alisilmadik bir anlatim, sasirtici, dahasi carpici bir kurguyla, olaylarin icinde yasiyormuscasina hikyeye dhil olacagi bir roman: isimsiZ…
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!