
İnsanın içinde bir ışık vardır; en karanlık gecede bile sönmeyen bir ışık.”

Paperback. 13,50 / 23,00 cm. In Turkish. 270 p. Aniden kaybolan genç bir kiz: Mine... Asik oldugu kizi arayan bir MIT görevlisi: Sedat. Yasak bir ask. Istihbarat örgütünün içindeki entrikalar. Askerlerle, sivillerin çatismasi... Günümüz Istanbul'undan renkli insan portreleri. Karanlik sokaklarda soluk soluga bir kosusturma. Örgüt evlerine düzenlenen baskinlar, yargisiz infazlar, kayitlara geçmemis ölümler. Kayitlara geçmemis ölümlerin parçaladigi yasamlar... Türkiye'nin yakin geçmisine insani bir bakis... "Bakislarimi konaga çeviriyorum. Görenlerde korku ve ürperti uyandiracak bu bina bana hüzün veriyor. Onu daha önce hiç görmemis olmama karsin aramizda çözümleyemedigim bir bagin varligini hissediyorum. Bahçedeki çürümüs yapraklara basarak binanin kapisina dogru yürüyorum. Kanatli demir kapinin üstünde, yer yer çatlamis mermer alindaki kabartma dikkatimi çekiyor. Kabartmada ilk seçtigim bir yildiz oluyor. Yildizin hemen altinda, namluya benzer bir baska sekil var, bunun bir tabanca oldugunu anlamakta gecikmiyorum. Tabanca kabzasinin altina bir de yarimay oyulmus. En yukarida yildiz, altinda bir tabanca ve kabzasinin hemen ucunda bir yarimay. Bu amblemi bir yerlerden hatirliyorum ama çikaramiyorum."
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

İnsanın içinde bir ışık vardır; en karanlık gecede bile sönmeyen bir ışık.”

Kuvvetle muhtemel polisiye seven biri dahi olsanız bu kitabı okumadınız fakat inanın bana metroda gördüğünüz ruhsuz,yorgun ve tahammülsüz bir adamın gözlerini faltaşı gibi açacak sertlikte ve gerçeklikte bir kitap,ayrıca Ahmet beyle karşılıklı kahve içme şansı yakalamış biri olarak da sis ve gece hakkında daha karanlık bilgilere de değindim,olur da okursanız sizinle de paylaşırım.Umarım uzun yıllar tavşanlar gibi uyumazsınız :)

Her aşık sevdiğini kaybetme korkusu taşır

“Her şey sisin içindeydi; gecenin karanlığında kayboluyordu.”