
“Kaybetmemek, riske girmemek ve aynı yere dönmemek yalnızca ölülere mahsustur.”

I sina berättelser tar Bukowski en värld av förlorare, knäppa, trickster, prostituerade i en värld av förlorare.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

“Kaybetmemek, riske girmemek ve aynı yere dönmemek yalnızca ölülere mahsustur.”

New York usulü biftegim geldi ve o anda kapı açıldı, evet, sülük gelmisti, doğru tahmin ettiniz, tezgahta otuz iki tabure vardı, sülük yanımdaki tabureye oturmak ZORUNDA hissetti kendini, çöreğini yerken bir yandan da garson kızla sohbete başladı,balık gibi dümdüz bir herifti, söyledikleri bağırsaklarıma bıçak gibi saplanıyordu, zırvalıyor, ruhunun piskokusunu her yere bulastırıyordu, ancak yemegimi yiyebileceğim kadar bir dirsek payı bırakmıştı bana. Bu dirsek payını ayarlamakta da çok ustadır sülük. New York usulü biftegimi çabucak mideme indirip kendimi dışarı attım, o gece öyle sarhoş oldum ki ertesi gün ilk üç koşuyu kaçırdım. Çalıstığınız, iş yaptıgınız mekanlarda da mutlaka bir sülük vardır, ben sülük yemiyim... Bukowski

insanlık beni hep iğrendirmiştir. onları özellikle iğrenç kılan akraba ilişkileri hastalığıydı, ki buna evlilik, güç değiş tokuşu ve yardımlaşma, mahalleniz, bölgeniz, şehriniz, ülkeniz devletiniz, milletiniz de dahil. hayvanca-korku aptallığı ile vızıldayıp durdukları kurtuluş kovanında herkes birbirinin kıçına yapışmıştı