
Kendine ait bir ışıltın yoksa, bir başkasınınki seni aydınlatamaz...

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 389 p. O gece bir rüya gördü: Bir kalenin tepesinde duruyor ve asagida uzanan çöle bakiyordu. Uzaklarda, bir sinek kadar ufak bir nokta, kendisine dogru yaklasiyordu. Orlando bunun elbiseleri rüzgârda uçusan bir süvari oldugunu fark etti. Atin nallari yerdeki kum zerrelerini tipki bol sulu bir çesme gibi göge fiskirtiyordu. Bu, Adrian'in ta kendisiydi. Orlando var gücüyle haykirmasina ragmen, digeri onu duymuyordu. Adrian bir kulaç mesafeden yildirim hiziyla uzaklasip gitti. Adrian'in yüzü solgundu, hatta, bir ölü kadar beyazdi. "Bekle!" diye bagirdi Orlando. "Dur! Nereye gidiyorsun?" Ve uzaklardan Adrian'in sesini duydu. Sadece tek bir kelime haykirmisti: "Alamut..." Orlando ansizin uyandi ve bir daha uyuyamadi. O gizemli kelime kafasinin içinde çinlayip duruyordu: ALAMUT.
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Kendine ait bir ışıltın yoksa, bir başkasınınki seni aydınlatamaz...

Altın ateşle, kadınlar altınla, erkekler de kadınlarla sınanır..

Bu arada dualar göklere yükselmeye başlamıştı; çünkü çölde ve denizde insanın Tanrı dan başka sığınacağı hiç bir şey yoktu.(ve bozkır da)

bilgisiz bir hekim, bir hastaya hekim olmayan birinden daha büyük zararlar verir dedi hekim. 'bilgisiz bir rahip de inanca sahip olmayan birinden daha büyük zararlar verir, kendini din adamı sanan o zavallı, yaşam denilen o olağanüstü mucizevi döngü hakkında en ufak bir fikre sahip değil.