
Herkes aynı güneşe bakar ama herkes aynı ışığı görmez.

Fîhi Mâ Fîh, Mevlâna Celâleddin-i Rumî´nin meclislerindeki konusmalarinin, oglu Sultan Veled veya müritlerinden biri tarafindan yazilarak, sonradan bu notlarin bir araya getirilmesiyle meydana gelmis bir eserdir. Her fasilda ele alinan mevzu ve meseleler baska baskadir ve her fasil muhtevasi bakimindan müstakil olmakla beraber Hazret-i Mevlâna´nin umumi olarak tasavvufi düsüncelerini, dini, felsefi, ahlaki akidelerini, dünya ve insanlik gÖrüsünü, tabiatini, siir telakkisini, devrinin birçok mühim olaylarini, muhitini ve nihayet genis muhiti üzerindeki derin ve büyük tesiri anlatmasi bakimindan tam bir bütünlük gÖsterir. Bu eserde hakim unsur tasavvuftur. Birçok fasillarda dogrudan dogruya varlik birligi inanandan, mutlak varlik ve zuhurundan, akl i kül ve nefs-i külden, kainat, eflak, anasir ve devirden, dünya ve ahiretten, insan, veli, nebi ve insan-i kamilden, sülük ve derecelerinden, yakinden, ask ve cezbeden bahsedilmistir. Fîhi Mâ Fîh ´i okuyanlar Hazret-i Mevlâna´nin bütün bu hususlardaki düsünce ve gÖrüslerini ne büyük bir açiklik, sadelik ve ayni zamanda ne büyük bir kudretle anlatmaga muvaffak oldugunu gÖreceklerdir. (Tanitim Bülteninden)
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Herkes aynı güneşe bakar ama herkes aynı ışığı görmez.

Sen değişirsen, dünya değişir. Çünkü senin gördüğün dünya, senin aynandır.

Söz kalpten çıkarsa kalbe varır; dilden çıkarsa kulağı geçmez.

Her insanın içinde bir hazine vardır; çoğu, anahtarı başkasında arar.