
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 584 p. Dünya edebiyatinin devlerinden Gustave Flaubert 1849-1851 tarihleri arasinda, yirmi sekiz yasinda dostu Maxime Du Camp'la birlikte çiktigi Dogu yolculugunun derin etkilerini ömrü boyunca tasiyacaktir. At sirtinda, tehlikelerle dolu issiz daglarda ve ovalarda süren, dört buçuk ayda Nil Nehri'ni geçebildikleri bu uzun seyahat, Fransa'dan baslayip Misir'a, Suriye ve Filistin'den Anadolu'ya, Izmir ve Istanbul'dan Yunanistan'a ve nihayetinde de Italya'ya dek uzanir. Flaubert'in sasirtici gözlem gücünün ve derin kültürünün izlerini tasiyan bu kapsamli seyahatname sayesinde 19. yüzyil Dogu'sunu ve de Türkiye'sini Flaubert'in gözünden görmenin zevkine erisirken, dünya edebiyatinin hiç tartismasiz en büyük ustalarindan birinin "görme sanati"ni ve "yazma sanati"ni kavrayisini da essiz bir deneyim halinde tadariz. Gökyüzünün, daglarin, ormanlarin, kisacasi doganin rengarenk ve ayrintili tablolari Flaubert'in kaleminde sehir ve köy sokaklarindaki gündelik hayatla, siradan insanlarin ev yasamiyla, genelevler ve safahat alemleriyle, tapinaklarin, anit ve heykellerin incelikli tasvirleriyle bezenirken, bir yandan da insan ruhunun derinliklerine dalan keskin bir zekanin ayriksiligi ve melankolisi her satirda kendini hissettirir. Flaubert uzmanlari Claudine Gothot-Mersch ile Stephanie Dord-Crouslé'nin notlari ve edisyonuyla Türkçede ilk kez...
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!