
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 247 p. "… kavramlarin ve mukayeselerin sarsildigi bir zaman içinde yasiyoruz. Dis dünya inanmak istemedigim kadar viranedir. Ben niçin siir yazdigimi açiklayamiyorum. Sanatla ilgilenen herkesin sebebinin -ya da en azindan sebeplerden birisinin- bu yok olus karsisinda bir tür açiga vurulmamis direnme ve yüzlesme istegi oldugunu düsünüyorum. Bunlar hayati çok seven ve ayni zamanda ölümü de anlayan insanlardir. Sanat çalismasi bir tür ölümsüz kalma veya 'kendini' geride birakma, ölümün anlamini yok etme ugrasidir. Kimi zaman düsünüyorum, ölüm de bir doga kanunudur, dogrudur, ama insan bu kanun karsisinda sadece asagilanma ve küçülme hissediyor…" Furug, 1935-1967 yillari arasina sikisan otuz iki yillik ömründe, bir kadin sair olarak bu asagilanma duygusuna meydan okudu. Mektuplari, hatiralari ve söylesileri, 'sonsuz gün batiminda' bu meydan okumanin izleriyle; kuvvetli bir yasama arzusu ve ölümün varligini sanatla asma çabasiyla dolu. Üstelik dogdugu yasadigi topraklari hor görmeden: " Ne olursa olsun Tahran'imizi seviyorum... O gevsetici günesi, o agir gün batimini, o toprak yollari ve o yoksul, mutsuz insanlari severim..."
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!