
Aşık olmak insanı aşka yatkınlaştırır.

Seni Sevmiyorum, ayni kadini seven iki erkekle bu kadinin dostluk, ask, kiskanclik ekseninde gelisen iliskilerinin ve yasama dair pek cok seyin sorgulandigi son derece degisik bir roman. Ask ucgeninin koselerinde duran kahramanlardan her biri, kendi siralari gelince soz aliyorlar. Julian Barnes, etkili bir kamera teknigi yontemi ve her zamanki essiz ironisiyle, kahramanlarinin gonul yaralarini en acitici noktalardan desiyor. Stuart, kurallara asiri bagli, ayaklari fazlasiyla yere basan ve aradigi ideal kadini bir turlu bulamamis bir bankaci; Oliver ise, onun tam tersine, disa donuk, bir hayli delismen, oyunbaz, alayci bir dil ogretmeni. Bu iki kadim dost, tablo restorasyonuyla ugrasan Gillian'a sik oluveriyorlar ve butun dengeler altust oluyor. Sonuc elbette yara alan dostluklar, kiskancliklar, elestiriler, ofkeler, alaylar, uzun soylevler, ic monologlar; kisacasi, insana ozgu olan her sey... Gillian, inip kalkan ask tahterevallisinde kimi zaman Stuart'in kimi zamansa Oliver'in yanina
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Aşık olmak insanı aşka yatkınlaştırır.

İnsanın kendi mutluluğundan sorumlu olması gerekir; mutluluğunuzun kapınıza bir paket gibi gelmesini bekleyemezsiniz.