
İçine fırlatılmış olduğu bu çağda çırpınıp duruyordu, ama boşuna; bu çağda yeri olmadığını biliyordu, ama kurtulmasının da olanağı yoktu.

Maldoror'un Sarkilari, Fransa'da 146 yil once yayinlandi. O gunden bu yana insanlarin ve siirin dunyasinda her sey degisti. Turkiye'de ilk kez 25 yil once (1989) yayinlandi, birkac baski yapti. Kervan yoluna devam ediyor! Modernizmin ve cagdas siirin kutsal kitabi! Tanri duzenine kafa tutan, geleneksel ve kutsal ne varsa hepsini tersine ceviren bir sapkin vahiy! Gelenekten ve onun celik zincirinden kurtulmanin simgesi! "Tanri'dan dilerim ki, yureklenen ve okudugu kitap gibi gecici olarak canavarlasan okur, bu kasvetli ve zehirli sayfalarin issiz batakliklarinda sarp ve yabanil yolunu sasirmadan bulur…" "On dokuzuncu yuzyilin sonu gorecek kendi sairini (bununla birlikte, baslangicta, bir basyapita baslamak, doganin yasasini izlemek gerek); sair Amerika kiyilarinda dogdu…" Comte de Lautréamont denen Isidore Ducasse (1846-1870) bu basyapiti, Maldoror'un Sarkilari'ni 22-23 yaslarinda yazdi ve 24 yasinda oldu. (Tanitim Bulteninden)
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

İçine fırlatılmış olduğu bu çağda çırpınıp duruyordu, ama boşuna; bu çağda yeri olmadığını biliyordu, ama kurtulmasının da olanağı yoktu.

Tanrı’yı lanetliyorum, çünkü yaratıklarını anlamıyor. Onları, bir kafese akrepler atar gibi dünyaya fırlatıyor. Merhameti, kudretinin ardında sürünen bir gölgemsi yalandan ibarettir.

Veremli çağımızın atar damarlarında bir kaç damla kan kaldığını görüyorum acıyla...

gözlerime bak ve suyun şeker emmesi gibi em ruhumu