
Önemli olan yığınların okuduğu edebiyat değildir. Aslolan bir iki tane kıyıda köşede kalmış ,ukala ve kendini beğenmiş çağdaşları tarafından dışlanmış gerçek yazarların yapıtlarıdır.

Vladimir Vladimirovich Nabokov
Bir zamanlar, Almanya'nin Berlin kentinde Albinus adinda bir adam yasardi. Zengindi, saygindi, mutluydu: gunun birinde gencecik bir metres ugruna karisini terk etti: sevdi sevilmedi ve yasami felaketle son buldu.Yuzunde usta bir kumarbazin ya da kendinden cok emin bir sihirbazin sinsi tebessumuyle, daha ilk paragrafta "elini acik eden" kac usta yazar taniyorsunuz? Sayilari cok degil... Vladimir Nabokov, iyi edebiyatin 'hikiye'den cok 'hikiyeyi anlatan'dan kaynaklandigini savunan ve okurunu hep sasirtan buyuk bir uslupcu, 20. yuzyilin en kendine ozgu yazarlarindan biri. Burjuva evliligini acimasizca alaya alan Karanlikta Kahkaha da tipki 'Masenka', 'Goz', 'Infaza Cagri' gibi, onun Berlin donemi romanlarindan. 1932'de Kamera Obskura adiyla Rusca yayimlanmis, sonra yazari tarafindan Ingilizce'ye cevrilmis, 1960'ta tekrar gozden gecirilmis. Bir elestirmenin deyimiyle "zalimane bir basyapit" bu; okurunu en "fotoroman" bir durumdan su "insanlik komedyasi" denen seyin en karanlik ucurumlarina
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Önemli olan yığınların okuduğu edebiyat değildir. Aslolan bir iki tane kıyıda köşede kalmış ,ukala ve kendini beğenmiş çağdaşları tarafından dışlanmış gerçek yazarların yapıtlarıdır.

İnsan, felâketlerin bataklığı üstünde kuramaz yaşamını… Böyle bir şey, hayata karşı işlenmiş bir günah olur.

Bence ölüm kötü bir alışkanlıktan başka bir şey değil. Doğa şimdilik bunu yenmeyi başaramamış durumda.