
seçimlerimiz de kader değil miydi nihayetinde...

Arthur Schopenhauer (1788-1860): Felsefe tarihinin, Bati kadar Dogu'ya da en acik, hayatin temel soru(n)lari hakkinda en iyi ve en gercekci bicimde yazan filozoflarindan biridir. Felsefe sistemini ortaya koyan ve basyapiti sayilan Istenc ve Tasarim Olarak Dunya'yi (1818) yayimlandiginda henuz otuz yasinda olan filozofun bu yapiti koyu bir sessizlikle karsilanmis; degeriyse, 1851'de, altmis uc yasindayken yayimladigi denemeler ve aforizmalar toplami Parerga ve Paralipomena (Yan Urunler ve toplami Parerga ve Paralipomena (Yan Urunler ve Geri Kalanlar) ile anlasilmaya baslanmistir. Bu kitapsa, bu kapsamli toplamin aforizmalar bolumunu olusturmaktadir.Mustafa Tuzel (1959), kusaginin en verimli Almanca cevirmenlerindendir. Yola Thomas Bernhard'in ozyasamoykusel roman beslisi ile cikti. Arada Durrenmatt'a, Schopenhauer'e ugradi. Son yillardaysa, en cok Nietzsche ceviriyor.Ciltli: Sayfa Sayisi: 222Baski Yili: 2006Ince Kapak: Sayfa Sayisi: 222Baski Yili: 2016e-Kitap: Sayfa Sayisi: 177Baski Yili: 2006Dili: TurkceYayinevi: Is Bankasi Kultur Yayinlari
Bookspace topluluğundan 31 gönderi

seçimlerimiz de kader değil miydi nihayetinde...

“Yazmak mutlak bir yalnızlıktır, kendi içindeki buz gibi uçurumlara düşmektir.”

Hayatta mutluluk ufacık şeylerden oluşur. Küçük bir iyilik, bir gülümseyiş, bir iyi dilek..

bu adamı anlamak için illa fizik mi bilmek gerek

Akıllı bir insan tamamen yalnız kaldığında, kendi düşünceleriyle ve hayalleriyle müthiş bir eğlence hisseder; bununla birlikte, aptal bir kişi sürekli partiden partiye, oyundan oyuna, seyehatten seyehate ve eğlenceden eğlenceye katılsa da, can sıkıntısından kurtulamaz.

“Başkalarının görüşlerine verdiğimiz değer ve bu görüş hakkındaki sürekli endişemiz, neredeyse her mantıklı amacı aşar.”

Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı.
"Sein " sözcüğü Almancada iki anlama gelir: "Var olmak" ve "Onun olmak."

'Şimdiki zaman güçlü bir tanrıdır.' Goethe

Bu dünya için kendini paralaman gülünç.

Bırak kendi tasanla oynamayı Bir akbaba gibi, yaşamını kemiren: En kötü toplum bile duyumsatır sana, İnsanların arasında bir insan olduğunu.

İnsanların en gevezesi, en az akıllı olandır. Ve bir hatiple bir tellal arasında büyük bir fark vardır.

Bir insanın kötü bir karakter özelliğini unutmak, güçlük ile kazanılmış parayı sokağa atmak gibidir. Arthur Schopenhauer

"Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın."

Ruhunu kaybetmek pahasına dünyayı kazanmaya kalkışmak açgözlülüktür.

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

"Eğer hayat gerçekten güzel olsaydı herkes büyük bir sevinçle uyanır ve hiç istemeyerek uyurdu; oysa durum bunun tam tersi.."

“Dayanılmaz olan aslında yaşam değil, insanlarmış.”

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

Kötü'nün ondan bir şeyler gizleyebileceğinize inanmanızı sağlamasına izin vermeyin.
Ruh ancak bedene bir dayanak olmaktan çıkınca özgürleşir.

Sein” sözcüğü Almanca’da iki anlama gelir: “var olmak” ve “onun olmak”.

“Bu dünya için kendini paralaman gülünç.”

Hepimizin olabildiğince çabuk uykuya dalarak kaçmaya çalıştığı bir vicdan azabı var.