
“Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.” ✨

Karsilastigi bir takim olaganustu olaylari benimsedigi materyalist ve pozitivist felsefenin ilkeleriyle aciklayamayan, suphe, tereddut ve bunalimlar icinde kivranan Ferit, tip fakultesini birakip felsefe bolumune gecen fakat icinde bulundugu mutereddit ruh hali sebebiyle buraya da duzenli olarak gitmeyen bir universite ogrencisidir. Ferit, Yuksekkaldirim'da icinde birbirinden garip insanlarin yasadigi bir pansiyonda kalmaktadir. Pansiyonda kaldigi alti gun boyunca karsilastigi olaganustu olaylar ve kiz arkadasi Selma ile arasinda gecen tartismalar, ciddi bir psikolojik bunalimdan gecen Ferit'in durumunu daha da kotulestirir. Pansiyonda tanistigi Aziz, bu sikintili gunlerinde Ferit'in en buyuk destekcisi olur. Teyzesinin gizemli bir sekilde olumu ile yuklu bir mirasa kavusan Ferit, yasadigi travmayi atlatabilmek icin Aziz'in tavsiyesiyle Ada'da bir ev kiralar. Bu ev bir yil once olmus, gizemli bir kadin olan Matmazel Noraliya'ya aittir. Peyami Safa'nin, kaleme aldigi romanlari icinde en
Bookspace topluluğundan 27 gönderi

“Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.” ✨

"Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik var olmuş zekanın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir. Deliliğin hiç değilse bir mazisi var. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok."

"Yalnız ciğerden değil, ruhtan da kan boşalır."

- Gitmiyorum Cevat Bey. - Niçin? - İradem yok.

“artık bu hatıralara gün ve ay tarihi dahi koymam. takvimi dahi aşağıya gönderdim. lüzumu yoktur. birkaç gün sonra ayın kaç olduğunu unutacağım. unutmam lazımdır. beni bana ve dünyaya bağlayan her şeyi unutmam lazımdır."

"Hürriyeti yanlış anlayan bir dünyadayız. İnsan hür doğmaz. Eğer kendi ben’i ile mücadeleye başlayan bir irade destanının kahramanı değilse, eğer kendi nefsine galebeden ve kendi ihtiraslarına hâkimiyetten başlayan bir hürleşmeye doğru merhale merhale yol almıyorsa, eğer hürriyeti şahsiyetiyle beraber gelişmiyorsa, insan, en hür nizam içinde de hür değildir."

"Yüzünde, çeşitli insan kaderleriyle sık temaslarını hissettiren bir yaşamışlık ve anlamışlık vardı."

"On cahili dokuz âlime tercih eden bir sistemde bilginin demagojiye mağlâp olmasına sasar mısınız?"

"Adaletin ölçüsü ehliyet ve liyakattir. O zaman cahil bir Kayserili pastırmacının milyoner olduğunu ve bir fikir adamının süründüğünü göremezsiniz."

"Deli gibi eğlenmektense akıllı gibi bu âlemi temaşa eylemek insanın şanından değil midir?"

"Biz kovalayanı beğeniyor, fakat kovalananı seviyoruz."

"Hiç bir ümide mâlik değilim."

"Tıpta doktor, felsefede hasta olursun."

"Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığin şerefli bir tarihi bile yok..."

"Doğarken hürriyetimize de, şahsiyetimize de sahip olamayız. İkisini de, yaşadıkça ve liyakatimiz nisbetinde kazanırız."

"Bahtiyar olmaya alışmamış insanların, her saadetin arkasında pusu kuran fena talihlerin bir suikasdinden ürkmelerine benzeyen sebepsiz bir korku içinde sevincini frenliyordu."

"Çabuk yoruluyorum. Sinirlerim berbat. Uyuyamıyorum. İştahım kesildi. Öksürüyorum. Biliyorsun bunları. Tepti yine."

"Kaderim irademe haciz koyuyor."

"Delilik var olmuş bir zekanın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir."

“İnsanları oldukları gibi değil, görünmek istedikleri gibi tanıyoruz.”

"Yok, yok, ifade-i hissiyattan âcizim.”

Yalnız ciğerden değil, ruhtan da kan boşalır.

"Abes bir varlık nizamı içinde akıl bir körbarsak kadar vazifesizdir."

"Yüzümüze gülüyor, fakat kuyumuzu kazıyorlar."