
Paperback. 13,00 / 19,00 cm. In Turkish. 192 p. Yaba Dergisi kuruldugu günden beri öyküyü öne almistir. "Öykü ilk insandan baslamistir" çok öyküyle varligini sürdürmüstür. Ayni kulvarda yer alan birçok dergi, öykü yayimladiklari halde çoklukla kapandi. Çünkü bu is çileli oldugu kadar yipraticidir ayni zamanda. Bu çileye her insan katlanamaz. Elbet, hepsinden önce gönül isidir bu, ayni zamanda onurveren bir çabadir. Her seye ragmen; Yaba'nin sihiri nereden geliyordu ki, onca sikintiya ragmen bu isi basarip ayakta durabildi? Çünkü dergiyi kuran naçizane bir öykü sevdalisiydi; öyküye verdigi degeri baska bir seyle ölçemezdi. Hani, Anadolu çok kullanilan bir deyimidir; 'Tencere yuvarlanir kapagini bulur' diye, bu da ilahi bir bir çekim olsa gerek. Çünkü derginin daha yarim düzine sayiya varmisti ki, Yasar Günenç adinda bir edebiyat dahisiyle bulusmus olduk. Üstelik dört dilden çeviri yapan bir deha. Yaba'nin yasama gücü ikiye katlanmis oluyordu böylece. Çeviri edebiyatinin degeri ise hiçbir seyle ölçülemez. Nedeni, çevirinin baska kültürlerden gelerek kültürümüzle bulusmasi ile, edebiyatimiza kattigi gücü inkâr edilebilir mi?.. Elinizdeki kitap bunun kanitidir. Birinci ciltte yer alan 'Kirmizi Kösedeki Adam' çevirisi, Yasar Günenç'in hem ilk çevirisi hem Yaba'nin ilk çeviri öyküsü olmustur. Üstelik Borges gibi bir dahinin öyküsüyle bu diziye baslamis olduk. O halde, neden bu ilk ciltin onurunu Borges ile Yasar'a yadetmeyelim?.. Yaba Öykü'de yayimlandigi tarihte Borges'i okurlara tanitmak için yazdigim yazi ayni sekliyle yan sayfada yer aliyor. Agirlikli olarak, Yasar Günenç'in çevirdigi öyküler, kendi seçmeleridir. Yaba Öykü'ye katki sunan çevirmen dostlarimizdan da örnekler okuyacaksiniz...
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!