
Benim evim hiçbir zaman sabit bir adres olmadı. Tren garları, otel lobileri, otobüs camları... Hep bir yere ait olmakla oradan kaçmak arasındaki o tekinsiz boşlukta nefes alabildim.( Kiracılık nasıl bir şey bilmiyorum)

Tezer Özlü'nün bu ilk romanı, yaşamın yalnızca başlangıcını oluşturmakla kalmayan, sürekli dönülen, belki de hiç çıkılamayan çocukluğu yansıtıyor. Yetişkinlerin, topkı çocukluğa olduğu gibi, farklılığa'da aman vermeyen dünyasına karşı yazar anıların çoplak gerçekliğine sığınıyor.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Benim evim hiçbir zaman sabit bir adres olmadı. Tren garları, otel lobileri, otobüs camları... Hep bir yere ait olmakla oradan kaçmak arasındaki o tekinsiz boşlukta nefes alabildim.( Kiracılık nasıl bir şey bilmiyorum)

"Ev dağıldı, herkes bir yere sığındı; bana sadece savrulmak kaldı."

Hiç düşündünüz mü? Ölen bir insanı gerçekten bir kez daha görebilir misiniz? Ölen bir okula gidebilir misiniz? Ölen bir evde uyuyabilir misiniz? O yıllar öldü. O yılları bize öldürecek biçimde yaşattılar.