
“İnsan bazen neden acı çektiğini bilmez; yalnızca acı çektiğini hisseder.”

Gerek insanı anlamak gerek Rus toplumuna daha yakından bakabilmek için en önemli kaynaklardan biri olan Gogol, birçok edebiyatçının da ilham kaynağıdır. Spontane dehası ile devrinin yazarları arasında öne çıkan Gogol, tüm etkilerden sıyrılıp okuyucuları bir kabus dünyasında gülme ve ıstıraba boğar. Kahkahasının ardında görünmez gözyaşları hissedersiniz. Hayatı, içini kemiren çelişkileri çözmek için korkunç bir savaştır. Mücadeleci yüzü, birbiri üzerine konmuş on maskenin ağırlığı altında ezilmektedir. Hiciv alanında çok ender rastlanan bir sanatsal yeteneğe sahip olan Gogol Bir Delinin Hatıra Defteri adlı eserinde, aşık olduğu kızın bir aristokrat ile evleneceğini öğrendiğinde hayatla bağlantısı kopma noktasına gelen bir adamın deliliğe teslimiyetini anlatır. Trajikomik olaylara yol açan Rus hiyerarşisinin çürümüşlüğü ve sınıf ayrımının toplumu ezen baskısı ele alınırken, bir yandan da hayatta kendine bir yer bulmaya çalışan insanın umutsuz arayışı gözler önüne serilir. Yaşadıklarıyla baş etmeye çalışan bir adamın hatıra defterinde yazanları konu alan elinizdeki kitapta, Gogol’ün edebiyata zekice yaklaşımına şahitlik ederken kendinize dair pek çok ayrıntı bulacaksınız.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

“İnsan bazen neden acı çektiğini bilmez; yalnızca acı çektiğini hisseder.”

“İnsan bazen aklını bir anda değil, fark ettirmeden kaybeder.”

“İçimde iki kişi var: biri susuyor, diğeri susamadığı için deliriyor.”
"İnsan bazen kendine bile yabancı kalır; en korkuncu da budur.” Her şey susar ama zihin susmaz. Dışarıda hayat olağan akışında sürerken, içimizde bir yer, sessizce sorgular. Kim olduğumuzu, neyi neden yaptığımızı, kime dönüştüğümüzü… Ve bazen, ne kadar kaçmak istese de insan kendi karanlığından kaçamaz.

Bütün bunların nedeni de tabii ki, bence yani, milletin insan beyni denilen şeyin kafatası içinde bulunduğunu hayal etmeleriydi. Hadi canım sen de! Hiç de öyle değil… Beyin, rüzgar estikçe zaman zaman Hazar Denizi tarafından getirilen bir şeydir.

Bugün yine kimse beni fark etmedi. Oysa ben odadaki en gerçek şeydim. Masanın ayağı bile benden daha fazla saygı görüyor. Sokaktan geçen köpek bana baktı; göz kırptı mı yoksa ben mi uydurdum bilmiyorum. Belki de tek dostum o. Her şey çok gürültülü ama kimse konuşmuyor. Bazen düşünüyorum… Belki de dünya değil, sadece ben ters döndüm