
Ama niçin insanlar gitgide soysuzlaşır? Soyları bitiren nedir? Lüksün nasıl bir huyu vardır ki ulusları zayıflatarak ortadan kaldırır? Emin miyiz kendi yaşamımızda da bundan bir parça olmadığından?

<p><br></p><p>SİVİL İTAATSİZLİK teriminin yaratıcısı ve ünlü doğa-insan filozofu Henry David Thoreau Walden Gölü’nü kendine yuva olarak seçmeden önce, daha evvel yaşadığı yerleri aklından geçirdi. Ve Roma dönemi filozoflarından Cato’nun tavsiyesine kulak verdi; “Bir çiftlik alacaksanız iyice incelemeden imzaları atmayın.” </p><p>Hollowell Çiftliği, Thoreau’nun satın almayı hayal ettiği yerlerden birisiydi. (Ama “Çiftliğin hanımı” beklenmedik bir şekilde çiftliği elinden çıkartmak istemediğine karar verdi.) Thoreu da ormana yöneldi. Var olduğunu hissedebilmek, zorunluluklardan uzaklaşmak ve istediği kadar bol vakti kendine ayırabilmek için. Posta hizmetleriyle gelen sosyal ilişkilerden uzak duracağını açıkladı. Hayatının bu döneminde düşünceleri tek bir şeye odaklayacaktı. Elleriyle yapacağı ve yaşayacağı Walden’daki yeni yuvasına.</p><p>***</p><p>“Hayatımızın belirli bir mevsiminde çevremizdeki her yeri ev yapma adına uygun bir arsa olarak görmeye başlarız.”</p>
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Ama niçin insanlar gitgide soysuzlaşır? Soyları bitiren nedir? Lüksün nasıl bir huyu vardır ki ulusları zayıflatarak ortadan kaldırır? Emin miyiz kendi yaşamımızda da bundan bir parça olmadığından?

Filozofluk; aklı, aklın emrettiği gibi yaşayacak kadar sevmekte yatmaktadır. Yalın, bağımsız, asil ve sorumluca yaşamaktır. Yaşamın sorunlarını yalnızca kuramsal olarak değil, pratik olarak da çözmektir. Büyük bilge ve düşünürlerin başarısı kralca ya da erkekçe bir başarı değil çoğunlukla nedimce bir başarıdır.

Yaşayın, mümkün olduğunca bağlanmadan ve yükümlülük almadan. Ne farkı var ki bir çiftliğe bağlanmanın, hapishaneye tıkılmaktan.

Ormanın zeminindeki çam iğnelerinin arasında emekleyen ve kendini benden gizlemeye çabalayan böceğin yanıbaşında dikilirken şunu sordum kendime: Niçin bu aşağılık düşünceleri el üstünde tutar ve belki de ırkına bazı iç açıcı bilgiler verip velinimeti olabileceğim halde başını bana doğru çevirmez? Sonra birden insan böceğinin yani benim üstümde duran daha büyük velinimet ve akıl sahibini anımsadım.