
Benim kadar ileri gitmek istemeyen hiç kimsenin beni gitmekten alıkoymaya hakkı yoktur.

...Vermedigimiz seyi alamazsiniz, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satin alamazsiniz. Devrim'i yapamazsiniz. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadir ya da hic bir yerde degildir. Konusmasini bitirirken, yaklasan polis helikopterlerinin gurultusu sesini bogmaya basladi."Romanim Mulksuzler, kendilerine Odocu diyen kucuk bir dunya dolusu insani anlatiyor; Odo romandaki olaylardan kusaklarca once yasamis, bu yuzden olaylara katilmiyor, ya da yalnizca zimnen katiliyor, cunku butun olaylar aslinda onunla baslamisti."Odoculuk anarsizmdir. Sagi solu bombalamak anlaminda degil: kendine hangi saygideger adi verirse versin bunun adi tedhisciliktir. Asiri sagin sosyal-Darwinist ekonomik ozgurlukculugu de degil; dupeduz anarsizm: eski Taocu dusuncede ongorulen, Shelley ve Kropotkin'in, Goldmann ve Goodman'in gelistirdigi bicimiyle. Anarsizmin bas hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; onde gelen ahlaki ve ilkesel temasi ise isbirligidir (dayanisma, ka
Bookspace topluluğundan 11 gönderi

Benim kadar ileri gitmek istemeyen hiç kimsenin beni gitmekten alıkoymaya hakkı yoktur.

Vermediğiniz bir şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir...

“Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim’i satın alamazsınız. Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir.”

"Yirmi yaş dolaylarında öyle bir yaş vardır ki Yaşamının geri kalan kısmı boyunca ya herkes gibi olmayı , ya da farklılıklarını erdeme dönüştürmeyi seçmen gerekir" Treni kaçırmış görünen biri olarak herkes gibi olmak zorunda kalmamanız dileğiyle...

Benim kadar ileri gitmek istemeyen hiç kimsenin beni gitmekten alıkoymaya hakkı yoktur.

“Bir düşünceyi yasaklamak onu yok etmez, aksine direnç kazandırır. Bir fikrin asıl katili şiddet değil, toplumsal kayıtsızlıktır. Düşünmeyi ve değişmeyi reddettiğimiz an, zihnimizdeki en parlak fikirler bile sessizce can verir. En etkili sansür, görmezden gelmektir.”
bu kitaba her başladığım da hep bişi oluyor, lanetli kitap..

Bir kez yaşıyorum! Bunu da hırsla, çıkarcılıkla ve yalanlarla geçirmek istemiyorum. Hiçbir efendiye hizmet etmem.

yirmi yaş dolaylarında öyle bir an vardır ki, yaşamının geri kalan kısmı boyunca ya herkes gibi olmayı, ya da farklılıklarını erdeme dönüştürmeyi seçmen gerekir.

kitabı yeni bitirdim. uzun süredir kitaplığımda bekleyen bir kitaptı. ağır olduğu, ilerlemediği şeklinde ki yorumlar nedeniyle uzun süredir elime alıp başlayamadım. şimdiden söyleyim ağır olduğu kanısına katılmıyorum, gayet akıcı ve anlaşılır bir kitap. başlama konusunda benim gibi tereddüt de kalanlara tavsiyem, bir an önce okumanız. bilim kurgu kitabı olması nedeniyle anlatım ilerledikçe bazı kavramlar ve öykü anlaşılmaya başlanıyor. kitabın baş sayfasına urras: mülkiyet var anarres: mülkiyet yok tanımını yapmanız okuma açısından çok avantaj sağlayacaktır. mülkiyet kavramı konusunda beni düşünmeye sevk etti. yaşadığımız kapitalist düzen mülkiyet kavramını öyle bir benimsetmiş ki, tartışmasız ve alternatifsiz olduğunu kanıksamışız. daha iyi veya daha kötü olurdudan ziyade, kitabın, mülkiyet kavramı olmasaydı nasıl bir değişim olurdu sorusunu sordurmasını değerli görüyorum.
Sahip olmak kolaydır. Asıl zor olan, özgür kalmayı birlikte başarabilmektir.