Toplumu Yeniden Kurmak

Toplumu Yeniden Kurmak

Murray Bookchin

Yayıncı
Metis Yayinlari
Sayfa
202
Dil
Türkçe
Yayın yılı
1999

Özet

Le Guin bizimle ruyalarin diliyle konusur, kadinlarin ve ejderhalarin oykulerini anlatir. Henuz gercek olmamis oykulerdir bunlar. Konustugu dil ise hepimize tanidik gelir. Bazilarimiz dehset icinde duymamaya calisir, dinlemez, anlamaz onu. Ama bazilarimiz dinler, cesareti olanlarimiz o dili dogdugundan beri bildigini fark eder. Henuz isimlendirilememis olani, henuz yasanmamis olani, gorulup de algilanamamis olani, hep duyulup da gurultu zannedileni soyler o dil. Le Guin uzay gemisindeki bilge kocakaridir. Varolus kadar kadim bir lisanla konusan ejderha, gucunu yalnizca zorunluluk karsisinda kullanan buyucu...Elestirel dusuncenin gunumuzde ullastigi yer neresidir?Yirminci yuzyil, insanlik tarihinde siklikla goruldugu gibi aci, baski, tahakkum ve somuruyle doludur. Ama zamana karsi cikarak, gozlemleri ve dusunceleriyle yasadigimiz dunyayi anlamamiza kattkida bulunan sayisiz dusunuru de olmustur bu yuzyilin...Iste Metis Seckileri ile cagimiza yeni sezgller getiren bu yazarlardan temsil ed

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Lili@lili26· 3ay🇹🇷

Yetişkin bir insan ölü bir çocuk değil, yaşamayı başarmış bir çocuktur.

13
Lili@lili26· 3ay🇹🇷

Çünkü biz nesne değiliz. Bu esas olandir. Biz özneyiz, aramızda bize nesneymişiz gibi davrananlar yanliş, insanlık dışı, doğaya karşı davranıyorlardır. Ve bizimle birlikte, en büyük Nesne olan doğa, onun yorulmadan yanan güneşleri, dönüp duran galaksi ve gezegenleri, kayaları, denizleri, balıkları ve eğreltileri, köknar ağaçları ve küçük tüylü hayvanları, hepsi özne oldular. Onlar bizim bir parçamız, biz onların bir parçası olduğumuz için. Etimiz, kemiğimiz. Biz, onların bilinciyiz. Eğer, biz bakmayı bırakırsak, dünya kör olur. Eğer, biz konuşmayı ve duymayı bırakırsak, dünya sağır ve dilsiz olur. Eğer, düşünmeyi bırakırsak, düşünce olmaz. Eğer, kendimizi yok edersek, bilinci yok ederiz.

10
Lili@lili26· 3ay🇹🇷

Büyümemiz için bize gereken gerçekliktir, insan erdemini ya da kötülüğünü aşan bir bütünlüktür. Bilgiye, kendimizi bilmeye ihtiyacımız vardır. Kendimizi ve gölgemizi görmemiz gerekir. Çünkü gölgemizle yüzleşebiliriz; onu kontrol edebilir, onun rehberliğini kabul edebiliriz; böylece belki de büyüdüğümüzde, güçlenip toplum içinde sorumlu yetişkinler olduğumuzda, dünyada yapılan kötülükler, katlanmak zorunda olduğumuz adaletsizlikler, azap ve acı karşısında, ve o en sondaki nihai gölge karşısında, çaresizlikle teslim olmaya ya da gördüklerimizi inkâr etmeye daha az eğilimli oluruz.

10
Lili@lili26· 3ay🇹🇷

Gerçekten canlı olan, hiçbir şey karşısında duraksamaz ve saçma, "çocukça" sorulara hiçbir şeye aldırmadan cevap arar. Cevaplar yanlış olsun, felsefe hatalı olsun, ne çıkar - hatalar, doğrulardan daha değerlidir: doğru makineye aittir, hata canlıdır; doğru güvence verir, hata ise rahatsız eder. Ve eğer cevaplarımız ulaşılması imkânsız şeylerse daha da iyi! Cevabı belli sorularla uğraşmak, beyinleri inek işkembesi gibi kurulmuşa benzeyen insanlara özgüdür - ve biliriz ki işkembe ancak geviş getirmeye yarar. Eğer doğada sabit şeyler, sabit gerçekler olsaydı, tüm bunlar yanlış olurdu. Ama şükür ki gerçekler hatalıdır. Diyalektik sürecin özü tam da budur. Bugünün doğruları yarının yanlışlarıdır; en son sayı yoktur. Devrim her yerde, her şeydedir. Sınırsızdır. En son devrim, en son sayı yoktur.

9

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?