
Varoluşsal kaygı elmasını yemek, ahlaki vicdanın ve bilincin eş zamanlı doğuşudur. Bu bir suç değil, insanın kendi olma yolundaki ilk büyük başkaldırısıdır. Buna yukarıya doğru bir düşüş diyebiliriz. Çünkü bu sancılı uyanış gerçekleşmeden ne gerçek bir yaratıcılıktan ne de özgür bir iradeden bahsedilebilir. İnsan, kendi içindeki o dehşetle yüzleşme cesareti gösterdiğinde, her şeye kadir olanın karşısında kendi varlığını inşa etmeye başlar. Şimdi sor kendine: Kendi cennetinden kovulma pahasına, o bilgelik elmasını ısırmaya hazır mısın?







