
"Niçin toplum bir kadına, bedenini olduğu kadar zihnini de kullanarak normal bir hayat sürme hakkı tanımıyordu?"

Kahire Saçlarımı Geri Ver, Neval El Seddavi imzalı, Bookspace okurlarının en çok konuştuğu kitaplardan biri. Rafına ekle, favori alıntılarını kaydet ve binlerce okurla sohbete katıl.
Bookspace topluluğundan 15 gönderi

"Niçin toplum bir kadına, bedenini olduğu kadar zihnini de kullanarak normal bir hayat sürme hakkı tanımıyordu?"

"Fiziksel bir hastalığın, ruhsal bir hastalıkla kıyaslandığında hiçbir önemi yok gibiydi."

"Ah, hayat olduğu gibi kabul edilince ne kadar da basitti!"

"Bu kitap, hem benim ülkemde kadınların ezilmesine karşı öfkeyi yansıtan basit, kendiliğinden ortaya çıkmış bir roman, hem de hatırı sayılır bir değişim olabileceği umudunu yansıtan, her şeye rağmen daha geniş ufuklara ve daha iyi bir geleceğe yol alınabileceğini ifade eden bir çığlıktır."

"Güçlü bir kişiliği olan, zeki bir kadının dişiliğini anlayan erkeklerin sayısı fazla değil."

"Ya hep ya hiç!" Değişmez ilkem buydu ve yarım yamalak çarelere asla boyun eğmeyecektim.

"Herkes yanılır. Hayat doğrularla yanlışlardan oluşur. Neyin doğru olduğunu sadece yanlış yaparak öğrenebiliriz. Yanlış yapmak zayıflık ve aptallık sayılmaz, ama yanlış yapmayı sürdürmek böyle sayılır."

"Sessizlik ne kadar zalim, insan sesleri gürültülü olsalar bile ne kadar yumuşaktı?"

"Kimdi bu toplum denen varlık? Çocukluktan itibaren kendini Tanrı olarak düşünecek şekilde yetiştirilmiş ağabeyim gibi erkekler ile annem gibi zayıf ve etkisiz kadınlardan oluşmuyor muydu bu toplum?"

"Allah beni niçin şu güvercin gibi havada uçabilen bir kuş değil de, bir kız çocuğu olarak yaratmıştı? Belki de Allah, kuşları kızlara tercih ediyordu. Ama erkek kardeşim de uçamıyor ve bu beni biraz olsun avutuyordu. Bütün özgürlüğüne rağmen uçamama konusunda onun da benden farklı olmadığını kavramıştım."

"Kadın olmanın sırtıma yüklediği çaresizliği biraz olsun yatıştırabileyim diye durmadan erkeklerin zayıf noktalarını arar olmuştum."

"Kendim için üzülür, odama kapanıp ağlardım. Hayatımda döktüğüm ilk gözyaşlarının nedeni, kesinlikle okulda derslerimin kötü olması ya da kıymetli bir şeyimi kaybetmem yüzünden değil, sadece bir kız çocuğu olduğum içindi. Daha neyin ne olduğunu bile bilmeden kendi kadınlığıma ağlamıştım. Dolayısıyla gözlerim hayata açıldığında, kendim ile kadın doğam arasında çoktan bir düşmanlık oluşmuştu."

"Boş zaman ne kadar korkunç, sonuç başarısız olsa bile düşünmek ve uğraş vermek ne kadar tatlıydı."

"Yalnızlık ne kadar soğuk, sessizlik ne kadar acıydı!"

"Zaferin anlamını hayatımda ilk defa kavrıyordum; demek ki korku yalnızca yenilgi getiriyor, zafer ise cesaret gerektiriyordu."