Cehenneme Giden Yol

Cehenneme Giden Yol

Charles Bukowski

Yayıncı
Parantez Yayinlari
Sayfa
320
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2020-11

Özet

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 320 p. Translated by Avi Pardo Herhangi birimizin Düzgün bir hayat yasama konusundaki Dehsetengiz basarisizlig Bana Her insan Cinayetinden Hepimizin Ayni ölçüde suçlu oldugunu Söylüyor. Kimse Masum Degil. Ve Cehennem yoksa bile, Bu bedbahtlari Sogukkanlilikla Yargilayanlar Hepimiz için Bir tane Yaratacaklar.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 11 gönderi

Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 8ay🇹🇷

o kadar çok kez öldük ki ancak neden hâlâ umursadığımıza şaşabiliriz.

6
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 8ay🇹🇷

küçük asap bozucu olaylar art arda gelir: akıl almaz olasılıklarla gerçekleşen gelişigüzel aptal kazalar- rutinimizin bir parçası olan yorucu işler ve sürekli tekrarlanan diğer sıkıntılar- bütün bu kaçınılmaz hezimetler ve üzüntüler sürekli olarak anlara günlere yıllara sürtünürler ta ki insan daha büyük ve anlamlı bir yazgı için yalvarıncaya kadar.

6
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 8ay🇹🇷

işler hiçbir zaman iyi gitmedi daha iyiye gidecekmiş gibi de görünmüyor, ve tuhaf olan şu ki seni çocukluğunda rahatsız eden aynı dehşetler farklı biçimlerde devam ediyor, aynı sesle konuşan farklı yüzlerle, aynı yakınmalar, aynı nefretler, aynı acımasız talepler; küçücük ve önemsiz bir şeyin karşısında yüzleri ne kadar kolay öfkelenir ve ne kadar neşesizler, sürekli gaddar, baban ya da amansız bir düşman başka bir yüzle geri gelmiş gibi, şimdi her zamankinden daha intikamcı. mezara sonsuza dek

5
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7ay🇹🇷

bitti benim için, dedi, yitirdim. belki hiçbir zaman sahip değildin, dedim. yo, sahiptim, dedi. nasıl biliyorsun? insan bilir, dedi, hepsi bu. ben hiçbir zaman sahip olmadım, dedim. yazık, dedi. "ne yazık?" "hiçbir zaman sahip olmaman," diye cevap verdi ben hiçbir zaman sahip olmadığım için kendimi kötü hissetmiyorum, dedim. anlıyorum, dedi, şimdi git ve beni yalnız bırak. sen bilirsin, dedim, ve bir bar taburesi yana kaydım. orada oturup içkisine baktı. neyi yitirdiğini bilmiyorum fakat ben hiç sahip olmamışsam ve o yitirmişse, aynı gemideyiz demekti. bazı insanların her şeyi çok fazla büyüttüklerine karar verdim ve içkimi bitirip çıktım.

4
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 8ay🇹🇷

Jane, ki 31 yıldır ölü, bir gün birlikte içtiğimiz günlere dair bir senaryo yazacağımı ve filmin çekileceğini ve onu harikulade bir film yıldızının canlandıracağını hayal bile edemezdi. şimdi duyabiliyorum Jane'i "harikulade bir film yıldızı mı? oo, Tanrı aşkına !" Jane, bu eğlence sektörü, sen uykuna dön, canım, çünkü çok uğraşmalarına rağmen tam olarak senin gibi birini bulamadılar. ben de bulamadım.

4
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7ay🇹🇷

tıraşsız, dişler sararmış, şortum ve sigara delikleriyle kaplı fanilamla terlerken F.Scott ya da Faulkner hatta kankam Turgenyev'den daha iyi olduğumdan emindim ah, Céline ya da Li Po kadar iyi değildim, fakat kendime inanıyordum, içimde 3 düzine ölümlüden daha çok ateş vardı. ve tuşları örseledim ve sizin uzak duracağınız kadınlarla yaşadım, o ölgün gözlere aşkı geri getirdim vanilya fareler yatağımızın altında uyurken. açlık çektim, açlık çektim ve yazdım ve çok sevdim, elimi ağzıma sokup damaklarımdan çürük diş çekerdim ve gülerdim ret mektupları neredeyse onları gönderdiğim hızla geri gelirken, kendimi harikulade hissediyordum güneşin bir parçası benimmiş gibi, geçmiş yüzyılların bütün o çılgın klasik müziklerini dinledim, Mozart, Verdi ve geçmişte acı çekmiş diğerlerine yakinlkk duydum, işler iyice kötüye gitmeye başladığında Van Gogh'u ve kulağını ve hatta bazen silahını düşündüm, kendimi elimden geldiğince neşelendirmeye çalıştım, ve Tanrım ne kadar inceldim

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7ay🇹🇷

haziran, gecenin geç bir saati, midemde bir fare kapana kısmış gibi bir his, bu korkunç alevin içinden yürüdüğümüz için ne kadar cesuruz güneş bizi sersemletir ve karanlık bir sel bizi kuşatırken yolumuza gideriz - benzin deposunu doldurarak, sifonu çekerek, faturaları ödeyerek - acımızda yüzerken ayaklarımızı sallar ayak parmaklarımızı oynatır havada uçuşan anlamsız ezgileri dinleriz şimdi ıstırap ruhu kemirirken. evet, burada oturmuş yeni bir şişenin mantarını açıyor ve Şostakoviç dinliyoruz. o kadar çok kez öldük ki ancak neden hâlâ umursadığımıza şaşabiliriz. öyleyse bu içkiyi hepimiz için koyuyorum bunu da kendim için.

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 8ay🇹🇷

gecenin bir saatinde sonsuza dek gitmiş ve yitmiş yılları ve kadınları düşünüyorum, gitmiş kadınlara aldırış etmiyorum, sonsuza dek yitmiş yıllara bile aldırış etmiyorum, yeter ki şimdi biraz huzur bulalım - huzurlu bir yıl, huzurlu bir ay, huzurlu bir hafta- dünya için huzur değil - sadece kendim için bir parça bencil huzur yeşil sıcak suyun içine uzanmak gibi, birazcık, bir saat, biraz huzur, evet, bu gece yitmiş yılları ve gitmiş kadınları düşünürken, bu çok karanlık ve yalnız gecede.

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7ay🇹🇷

64 gün ve gece bu yerde, kemoterapi, antibiyotik, sondaya akan kan. lösemi. kim, ben mi? 72 yaşında uykumda huzur içinde öleceğime dair aptalca bir düşüncem vardı fakat tanrılar farklı istediler. daktilonun başında oturuyorum, tükenmiş, yarı hayatta. hâlâ Esin perisinin peşinde, fakat çok kısa bir süre için buradayım; ve hiçbir şey aynı görünmüyor. yeni doğmadım, sadece birkaç gün daha kovalıyorum, birkaç gece daha, bunun gibi.

2
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7ay🇹🇷

olasılıklara direnemem fakat direnmek zorundayım. doğuştan, yakalanmışım. ayakkabılarım yatağın altında. bak şunlara. soğuk, ölü ve bağcıklı. hiç şans yok. hüzün kükrüyor, duvarlara sıçrıyor. kedilerimden biri görünmeyen bir şeye bakıyor. gülümsüyorum, başımı sallıyorum. hiç. yeni hiçbir şey yok. puromun jelatinini yırtıyorum. hiçbir şey olmuyor. bütün uygarlık görkemli bir dalga gibi çöküyor. bir kelebek çekinerek odaya giriyor. müzik duruyor.

2
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 5ay🇹🇷

insanların köprülerden atlamalarını neredeyse anlayabiliyorum. silahlanıp arkadaşlarını ve masum yabancıları katleden insanları bile kısmen anlayabiliyorum. onlara sempati duymuyor pervasızlıklarını kınıyorum fakat sefaletlerinin yadsınamaz ve ısrarcı gücünü anlayabiliyorum. herhangi birimizin düzgün bir hayat yaşama konusundaki dehşetengiz başarısızlığı bana her insan cinayetinden hepimizin aynı ölçüde suçlu olduğunu söylüyor. kimse masum değil. ve cehennem yoksa bile, bu bedbahtları soğukkanlılıkla yargılayanlar hepimiz için bir tane yaratacaklar.

0

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?