
Kâh mazinin acılarına kâh geleceğin kaygılarına savrula savrula geçen bir ömürle, hayatı kendine zindan eder insan.

Aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi? Caddede bir terapist yürüyor; insanları gözlemleyen ve yaşadıkları mutsuzluğun nedenlerini anlamaya çalışan bir terapist.Dr. Mavi, “Aynalar Koridorunda Aşk”ın kahramanı. Hepimizin yaşadığı duygusal karmaşaları tecrübe eden, varoluşun özünü anlamaya çalışan bir kahraman. Yüksek ökçeli kırmızı ayakkabılı kadın, etrafın ilgisini çekmek için sarmaş dolaş gezen sevgililer, önündeki arabayı sollayamayınca kendini değersiz hisseden BMW sürücüsü…Birer varoluş mabedi haline gelmiş kafeler, restoranlar ve buraları dolduran insanlar… Milyonlarca imge… İmgelerde varoluşunu arayan insanlar... Aynada kendini gördüğünü zanneden ama Beyaz’ın söylediği gibi asla görmeyecek olan, restoranda yemek yiyen kadın…Narsistleşmiş, benliğin mabedine hapsolup kendi varoluş gerçekliklerinden uzağa düşmüş, içlerindeki boşluğu aşkla doldurmaya çalışanlar... Peki, aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi? Sonsuz sevilme, değerli görülme ihtiyacını duyan insanın kalbini kim nasıl doldurur?Dr. Mavi, Beyaz, Kırmızı, Gri ve Sarı, rüyaların, gerçeklerin ve aynaların izini sürerek bu sorunun cevabını arıyorlar…
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Kâh mazinin acılarına kâh geleceğin kaygılarına savrula savrula geçen bir ömürle, hayatı kendine zindan eder insan.

İnsanların varoluşlarını bulmak için kendileri gibi etten kemikten kimselere ihtiyaç duyuşları garabetin kendisiydi. Varoluşsal önemini keşfedememiş insan, başkalarına bağımlı hale gelir. Bu bağımlılık hali bir yandan da benliğini incitir.
Seni düşündükçe zamanın bütün aynaları kırılıyor; çünkü hiçbir yansıma, içimdeki seni olduğu gibi gösteremiyor.