
Dağbaşlarına kaçmayı düşleyerek yaşamış bunca yıl, yeni yeni ayrımsıyor. Ne zaman kendisini kaçma isteği üzerinde yakalasa, başını kaldırıp baktığı bir mor dağ da oralarda oluyor. Varılacak gibi ama epeyce uzak; ulaşılmayacak gibi ama yakın. Zaten varmayı pek düşünmüyor, belki de istemiyor; çünkü varış, bir inişi üretecek kendiliğinden, asıl istediği çıkmak, mor dağların tepesine ulaşmaya çalışmak; emekleyerek, sendeleyerek, düşerek, kalkıp yeniden tırmanmaya geçerek, emeklemelerde yorulup düşmelerde kendini dinlendirerek, her baktığında o dumanlı başı oralarda, ulaşılacak kadar yakın görerek çıkmak.






