Balıkçı ve oğlu
EdebiyatKurgu

Balıkçı ve oğlu

Zulfu Livaneli

Yayıncı
Inkilap
Sayfa
135
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2021

Özet

"Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor. Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı "göçmenliği" balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor. Balıkçı ve Oğlu, Ege'nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu, hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası "deryaya yakın, dünyadan uzak" yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli'nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope. Zülfü Livaneli'nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor."--

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 10 gönderi

SERDAR@sserenad· 3ay🇹🇷

Çözemediğin bir sorun olunca öyle yaparsın zaten. Ya uyursun ya kaçarsın.

15
SERDAR@sserenad· 1g🇹🇷

İki kadın tek kelime edemeden her şeyi konuşmuşlardı. Emanet edenle emanet edilen arasında, iki ana olarak derin bir bağ kurulmuş sözler verilmiş yeminler edilmişti. Onu da öldürmesinler diye çocuğunu başka bir ülkede başka bir kadına emanet etmek bir anne için ne büyük bir sınav ?

14
SERDAR@sserenad· 3ay🇹🇷

Namaz kılmıyorlardı ama dinle ilgili her şey gibi ezana da saygı göstermek köyün yazısız kurallarından biriydi.

14
SERDAR@sserenad· 3ay🇹🇷

Hayat ağırdı burada, zordu, bedenini mecalsiz kılacak kadar zorlanmadan ayakta kalamazdın.

14
SERDAR@sserenad· 3ay🇹🇷

Uyurken kimseden zarar gelmezdi ama uyanıkken insanların şeytandan bir farkı yoktu.

14
Selind0@slnn0· 2ay🇹🇷

Kendisini kayığın dibinde havasızlıktan çırpına çırpına, kuyruğunu çarpa çarpa can veren balıklara benzetiyordu. İnsanı boğan su o canlıyı yaşatıyor, kendisini yaşatan hava o canlıyı boğuyordu.

13
SERDAR@sserenad· 3ay🇹🇷

YENİ KİTAP Kalkmanın tam vaktiydi, deniz lacivertten garip bir beyazlığa dönüyordu. Gökyüzü, her gün yeni biçimler hazırlayarak insanları şaşırtmaya devam ederdi; bir bakardın mor, bir bakardın pembe, bir bakardın süt beyazı, ardından rengârenk hale gelirdi, denizin ayna yüzeyinde ışıl ışıl yansımaya başlardı.

12
selenimuuu@selenimuuu· 7ay🇹🇷

“Çözemediğin bir sorun olunca öyle yaparsın zaten. Ya uyursun,ya kaçarsın.”

12
SERDAR@sserenad· 3ay🇹🇷

Çiçeğe dokunuşu çiçekten güzel.

10
SERDAR@sserenad· 3ay🇹🇷

SON İki kadın tek kelime edemeden her şeyi konuşmuşlardı. Emanet edenle emanet edilen arasında, iki ana olarak derin bir bağ kurulmuş sözler verilmiş yeminler edilmişti. Onu da öldürmesinler diye çocuğunu başka bir ülkede başka bir kadına emanet etmek bir anne için ne büyük bir sınav ?

9

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?