
Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar, Zalim, beni söyletme, derunumda neler var; Bilmez miyim ettiklerini, eyleme inkâr, Zalim, beni söyletme, derunumda neler var!

Kan davası roman, Bookspace topluluğunun en sevdiği kitaplardan biri. Rafına ekle, favori alıntılarını kaydet ve binlerce okurla sohbete katıl.
Bookspace topluluğundan 47 gönderi

Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar, Zalim, beni söyletme, derunumda neler var; Bilmez miyim ettiklerini, eyleme inkâr, Zalim, beni söyletme, derunumda neler var!

Hayatın bir felaketten sonra daima bir saadet verdiğini, o güzel darbımeselin söylediği gibi, ayın on beşi karanlıksa on beşinin mutlaka aydınlık olacağını bilmiyor değildim.

Sen sevdigin icin o kotu biri olamaz. Olmamali... Konduramiyorsun iste.Ole sessizce sevmeye devam ediyorsun.

Kalbimi kimseye anlatamadım. Beni deli, çocuk, saf sananlar oldu. Oysa ben sadece temiz kalmak istedim. Dünyanın kirinden arınmış, sade bir kalp taşımak… Ama anladım ki, saf olmak bazen en büyük suç. Çünkü insanlar, anlamadıklarını yok sayıyorlar.

İnsan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!

"Ama ben her şeye rağmen, insanların gönüllerini kiraya çıkardığı bu çağda bir gönülün bir gönüle yeteceğine inanıyorum.’’

İLK OKUDUĞUM ROMAN ; REŞAT NURİ GÜNTEKİN - ÇALIKUŞU 1998 / İlkokul 5.Sınıfa giderken ☺️ Adana’ya taşındığımız ilk günlerdi.. Sizin ilk kitabınız nedir?

Büyük bir denizi uçarak geçen bir kuşun hayalinde ne kadar kalması mümkünse, bende de aşağı yukarı ona benzer bir şey kalmıştır. Her tarafı akıcı parıltılarla dolu bir mavi boşluk içinde uçmak sarhoşluğu.

Dünyada, bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir şey olmuyor.

"Beni çocukken çok ağlattılar Kâmran. Belki de bu yüzden şimdi her şeye gülüyorum."

"insan birink sevmek felaketine uğradı mı esir gibi bir sey oluyor."

Daha yirmi üç yaşıma girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluğun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baştan başa bütün sevdiklerimin ölüleriyle dolu.

Bahçede kuru bir ağac vardı. Firsat buldukça oraya tırmandığımı ve tehditlere kulak asmadan teneffüs sonuna kadar daldan dala atladığımı gören muallim bir gün '' Bu çocuk insan değil ÇALIKUŞU!'' Diye bağırdı.

Hayat, insanı bazen öyle yerlere sürükler ki, insan kendi kendine "Acı çekiyorum, fakat yaşıyorum" der.

Daha o gün anlamıştım Feride, ben ömrümce seninle sınanacaktım. Çünkü insan daima en sevdiğiyle sınanır.

O vakit, sadece gözlerim ağlamıştı. Bu gece gönlüm ağlıyor.

Daha yirmi üç yaşıma girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluğun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baştan başa bütün sevdiklerimin ölüleriyle dolu.

Bir kadın yalnız kalınca deli sanılır, ama bir erkek yalnız kalınca Filozof ...😒

O vakit, sadece gözlerim ağlamıştı. Bu gece gönlüm ağlıyor.

biter mi?

Ben dün akşam mühim bir karar verdim. Neye? Yaşamaya. Bu ne demek? Gayet sade, kendimi öldürmemeye.

Aptallığın lüzumu yok. Biraz gayret. Biliyorum ki, yaşamak için artık güler yüzden, cesaretten başka sermayen kalmamıştır.

İnsan, birini sevmek felaketine uğradı mı, esir gibi bir şey oluyor.

Hayat, bir nehir gibi akar gider, fakat bazen bir çağlayan olur bazen de bir bataklık