
Kafamda bir tuhaflık var, ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi.

Roman om kærlighedshistorien mellem Mevlut og hans kæreste, som han skrev breve i tre år, samt Mevluts liv i gaderne i Istanbul i en periode, der strækker sig over fire årtier
Bookspace topluluğundan 8 gönderi

Kafamda bir tuhaflık var, ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi.

“Hayat dediğin, insanın kafasındaki tuhaflığı bastırmak için yıllarca yaptığı işlerdir.”

Kafamda bir tuhaflık var. Ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi.

İnsanın kafasından bir korkuyu, bir düşünceyi iradesini kullanarak çıkarması mümkün müydü? Mevlut bir şeyi ne kadar çok unutmaya çalışırsa o şeyin aklına o kadar çok geldiğini artık tecrübeyle biliyordu. O halde bir şeyi unutmak istemek, UNUTMAYA NİYET ETMEK, unutmanın iyi bir yolu değildi. Hatta insanın unutmaya niyet ettiği şey aklına daha çok takılıyordu.

İnsan şehirde kalabalık içinde yalnız olabilirdi ve şehri şehir yapan şey de zaten kalabalık içinde insanın kafasındaki tuhaflığı saklayabilme imkanıydı.

Aslında en iyi aşk, değil tanımak, hiç görmediğin kişiye duyulan aşktır. Körler iyi âşık olurlar mesela.

tavsiye edeceklerimin arasındadır ... sıkılmadan okucaginiz türden...
bu kitabı tavsiye ustune okumuştum cok ilgincti okuyan varmı