
Hırs insanı şan ve şöhretten daha çok sarhoş eder; arzu her şeyi yeşertirken sahip oluş soldurur hayatı yaşamaktansa düşlemek yeğdir; kaldı ki yaşamak da bir bakıma hayatı düşlemektir

Proust hatirlamaya basliyor... Marcel Proust'un 20'li yaslarinda kaleme aldigi, kisa anlatilardan ve siirlerden olusan bu eser, bir bakima Kayip Zamanin Izinde'nin habercisidir. Honoré'nin yakisikli sofra arkadasi gencligin ihtiyatsizligiyla Heredia'nin eserlerinde genelde soylendiginden daha fazla dusunce bulunabilecegini ima etmeye kalkisinca, zihinsel aliskanliklari sarsilan konuklar surat astilar. Ama Mme Fremer derhal, "Aksine, onlar takdire sayan oymali akikler, gorkemli mineler, kusursuz kuyumculuk ornekleri" diye haykirinca butun cehrelerde yeniden keyifli ve doyumlu ifadeler belirdi. Anarsistlere iliskin tartisma daha vahimdi. Ama Mme Fremer bir doga yasasinin kacinilmazligi karsisinda boyun egercesine, teslimiyetle, "Butun bunlarin ne yarari var? Zenginler ve yoksullar daima var olacak" dedi yavasca. Ve en yoksulu en azindan yuz bin frank ranta sahip olan butun davetliler bu gercekle yuz yuze gelince vicdan azaplarindan kurtulup yurekten bir neseyle son sampanya kadehlerini
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Hırs insanı şan ve şöhretten daha çok sarhoş eder; arzu her şeyi yeşertirken sahip oluş soldurur hayatı yaşamaktansa düşlemek yeğdir; kaldı ki yaşamak da bir bakıma hayatı düşlemektir