
gitmeyin kendimi iyi hissediyorum,dedi.

<p>Ölüm gerçek, ölüm döşeği tabu, cenaze ortak, yas bireysel… Peki ölüm herkesi eşitler mi?</p><p>Romanlarından tanıdığımız Émile Zola’dan toplumsal ve ekonomik koşulların ölümü nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seren çarpıcı beş öykü. Aristokrat, burjuva, esnaf, köylü ve işçi ailelerinin bu süreci nasıl yaşadıklarını olanca sadeliğiyle ve toplumsal çerçeveden kopmadan sergileyen beş tablo.</p><p><br></p><p>#kısaklasikler #fransızklasikleri #aile #ölüm #cenaze #tabu #yas</p>
Bookspace topluluğundan 13 gönderi

gitmeyin kendimi iyi hissediyorum,dedi.

"Hava nasıl olursa olsun, hiçbir şekilde fakirlere yaramıyordu.''

"Ticarette işler böyledir: İnsan tedavi olmaya zaman bulamadan ölür."

"Bir köşede yorgunluktan yığılıp ölüme terk edilen yılkı atları gibiydi."

"Uzun süre gerçek durumu hakkında kendini kandırdı."

"Onu bu rutubetli hava bitirdi dedi doktor. Morisseau yumruğunu havaya kaldırdı. Zaten yoksul insanlar her türlü havada geberip gidiyorlardı!"

"Ölüm bir kez gelirse ondan kaçış olmadığını herkes bilirdi. Ne dine dönmek ne de ilaç kullanmak fayda ederdi."

"Bazen ölmek, yaşamın getirdiği o ağır yükü nazikçe yere bırakmaktır."

"Şefkat artık burada bitmeliydi, toprak onu almalı ve saklamalıydı. Ne güzel bir istirahatti bu!"

"Odadaki yoksulluğun serin esintisi çatı ve penceredeki deliklerden rüzgarla birlikte girermiş gibiydi."

Para ölümü zehirlerse, ölümden bir tek öfke çıkar. Tabutların üzerinde insanlar dövüşür.

müthiş bir kitap 2 saatte bitirebilirsiniz...

Son arzusu sessiz sedasız göçüp gitmekti. Ne kimseyi rahatsız etmek ne de iğrendirmek istiyordu.