
Abim Ataturk'u cok severdi, bense Allah'i. Babam, annemi ve Galatasaray'i severdi, annem de Ringo'yu. Babam yorgun bir adamdi. Gunduz vardiyasindayken her gun, calistigi tasocaginda sanki onca kayayi sirtina vurup ordan oraya suruklemis gibi, kalan son caniyla eve gelir, cogunlukla da tek kanalli televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bulteni sona ermeden uyuyakalirdi, akvaryumun karsisindaki ikili koltukta.Yaz bitince kalabaligin gunbegun seyreldigi, ahalinin biz bize kalip bikkinlikla merabalasip mahsunlastigi, her gurultunun ikindi vakti agir usul sondugu bir sahil sehrini dusunun...Bos masalari doven yagmurlari, kirlenmis kiyilari, eprimis gunes semsiyelerini... Buna, seksenli yillarin sakaletini, igreti kaygilarini, katiksiz korku olan caresizligini ekleyin. Mahir Unsal Eris, bir sahilde oturmus, can sikintisindan esneyen, kendi cocukluguna bakiyor; renkli, yuvarlacik, putur putur bir cocukluk anlatiyor bize. "Komen! komen!" diye ates eden oglan bebelerini, mobiletleri, leblebi
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!