
" İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için. " 🕯Goethe 📖Genç Werter'in Acıları

Genç Wertherin Acıları, Johann Wolfgang von Goethe'nin gençlik tutkusu, karşılıksız aşk ve duygusal çöküş üzerine yazdığı klasik romanıdır. Genç Werther'in Acıları olarak da bilinen eser, Werther'in Lotte'ye duyduğu derin sevgi ve bu sevginin içinde giderek yalnızlaşması etrafında şekillenir.
Johann Wolfgang von Goethe, Genç Wertherin Acıları'nda mektup biçimini kullanarak karakterin iç dünyasını doğrudan okura açar. Roman, aşkın coşkusu ile umutsuzluğun ağırlığını yan yana taşır ve bireyin duygularıyla toplumun sınırları arasındaki gerilimi güçlü biçimde hissettirir.
Genç Wertherin Acıları; dünya klasikleri, romantik edebiyat ve yoğun duygusal anlatılar okumak isteyenler için temel eserlerden biridir.
Bookspace topluluğundan 144 gönderi

" İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için. " 🕯Goethe 📖Genç Werter'in Acıları

"Eğer insanlar zihinlerinde hep geçmiş acıları canlandırmasalar ve hallerinden memnun olacaklarına, geçmişin hesabına dalarak sürekli sıkıntılarını tazelemeseler, kuşkusuz şimdiki gibi acı duymazlardı."

"Nasıl oluyor da insanı mesut eden bir şey aynı zamanda felaketinin de kaynağı oluyor."

"Bu insan soyu denen, pek tekdüze bir şey. Pek çoğu, zamanın en büyük bölümünü sırf yaşamak için harcıyor ve kalan bir parçacık özgürlükten de öylesine korkuyor ki, ondan kurtulmak için elinden geleni yapıyor. Ey, insan yazgısı!"

Ancak kendi içime dönersem bir dünya buluyorum!

ve sen onunla aynı çaresizliği hisseden iyi yürekli insan, sende onun acılarında teselli bul.

Ah, benim bildiklerimi herkes bilebilir, ama yüreğimdir yanlızca bana ait olan.

İnsanı mutlu eden şey onun felaketinin de mi kaynağı olmak zorunda

📖 Mutluluk denen şey, çoğu zaman insanın kalbinde taşıdığı hayallerden ibarettir; gerçekler ise o hayalleri usulca incitir ..

Ah, nedir bu boşluk! Göğsümde şiddetle duyduğum bu korkunç boşluk! Durup durup kendi kendime, onu bir kere, yalnız bir kere bağrıma basabilsem; bütün bu boşluk dolacak diyorum.

"çok fazla seyim var,ama onsuz hiçbir şeyim yokmuş gibi..."

... Onları (çocukları) seyrederken, en ufak şeyde bile, gün gelip de çok ihtiyaç duyacakları tüm erdemlerin, tüm güçlerin mayasını görünce, inatçılıklarında gelecekteki tutarlılığa ve karakter sağlamlığına, yaramazlıklarında dünyanın tehlikelerine teğet geçen mizah ve umursamazlığa bakınca, her şey öylesine bozulmamış, öylesine bütünlük içinde ki! O zaman hep ama hep insanların kılavuzunun şu altın sözünü yineliyorum: "Onlardan biri gibi olmazsanız!"...

…tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile, karşımda kılı kıpırdamadan duran soğuk birini mutlu edemem.

Ancak kendi içime dönersem bir dünya buluyorum.

bazen anlayamıyorum ben onu böyle çok böyle içten sevdiğim halde ondan başka hiçbir şey görmediğim ve bilmediğim halde nasıl oluyorda başkasını seviyor sevebiliyor!

💔 Dünyanın gürültüsü içinde ruhumun çığlığını kimse duymuyor ..

“Sabahları uyanıp parıldayan güneşi gördüğümde ‘ Al işte, yine cenneti andıran bir gün ve yine insanlar bunu mahvedecekler ‘ diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. ‘’

Böyle mi olacaktı, insanı sonsuz derecede mutlu kılan şey ,aynı zamanda üzüntüsünün kaynağı mı olmalı ?

"Sevgisiz bir dünyanın yüreğimiz için ne anlamı olabilir? ‘’

“ben kalpten konuşurken, karşıma çıkıp herkesin ağzından duyduğum cümleleri ezbere tekrar etmesi kadar beni deli eden başka bir tavır yoktur.”

"Yalnızlık, bu cennet yörede kalbim için harikulâde bir merhem oldu, gençlik demek olan bu mevsim, çoğunlukla ürperti içindeki yüreğimi tüm zenginliğiyle Isıtıyor."

tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile, karşımda kılı kıpırdamadan duran soğuk birini mutlu edemem.

Genç Werther, kendisine aşık olan kadınla biraz gönül eğlendirdikten sonra onu terk etmişti. Aynı Werther, hikayenin sonunda aşkına karşılık bulamadığı için yaşamına son veriyor. Hayat tam da böyle. Sınanmadan ölmezsin asla.

önerir misinizz?