
Paperback. 13,00 / 19,00 cm. In Turkish. 512 p. Hirvat asilli Fransiz ajan Francis Servain Mirkovi'c, Fransiz Istihbarat Servisi'ne bagli görev yaptigi, kendi deyimiyle "Mintika"si olan Akdeniz havzasinda dehset ve siddet dolu iliski aglari içinde geçirilen yillarin ardindan depresyona ve alkolizme egilimli orta yasli bir adamdir artik. Son bes yildir da kendisini, resmî görevinin sagladigi imkânlardan yararlanarak Mintika'sindaki siyasi ve askerî cinayetlere ve katliamlara dair gizli kalmis belgeleri toplamaya kaptirmistir. Mirkovi'c, belgeleri Vatikan'daki "ebediyet uzmanlarina" teslim etmek ve sonra da yeni sahte kimligi ve geçmisini bilmeyen sevgilisiyle yeni bir hayata baslamak niyetindedir. Ancak Milano-Roma arasinda, "dünyanin sonuna" dogru uzanan bu tren yolu boyunca, "ölülerle dolu valizdeki" hikâyeler, göçler ve savaslarla sarilmis aile tarihi, kendi savas travmasi ve karanlik geçmisi zihnine musallat olur. Yazar, "Akdeniz'in en parlak, en güzel imparatorlugu" dedigi Osmanli'nin son dönemine dair hikâyelerinden Istanbul tasvirlerine, Istanbul'un fethinden Çanakkale Savasi'na, Osmanli Yahudilerinin kaderinden Akdeniz sahillerindeki tatil köylerine kadar anlatilariyla da Türkiye tarihine ve cografyasina özel bir önem atfediyor. "Çagdas bir destan yaratmaya çalistim," diyen Goncourt ödüllü yazar Mathias Enard'in "edebî bir sok" olarak tanimlanan bu tek cümlelik "büyük romani", tipki sik sik andigi Ilyada destani gibi, olaganüstü ritmi, dehset dolu olani inceltmeyi ve görkemli kilmayi basaran özgün üslubuyla çagdas edebiyatin en yetkin ve basarili örneklerinden biri olarak zihinlerimizde ve raflarimizdaki yerini alacak.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!