
Varoluş, yalnızca gizini araştıranların kuruntusuyla ayakta durabilecek denli boş, kırılgansa, o zaman… kurtuluş diye bir şey yoktur, tümümüz de köleyiz, bir efendi verilmeli bize, bunu hak ediyoruz…

"Umberto Eco"nun ilk romanı olan "Gülün Adı" gibi, bu ikinci romanı "Foucault Sarkacı" da, bildiğimiz roman türlerinden hiçbirine girmiyor. Belki de en uygunu, onu bir "bilim-roman" ya da "Eco-roman" diye nitelendirmek. "Foucault Sarkacı", çok-katlı, çok değişik düzlemlerde okunabilecek bir roman. Bu da romana, değişik açılardan yaklaşmamıza olanak veriyor. "Foucault Sarkacı", kısaca, irrasyonel düşüncenin 500 yıllık tarihinin 500 küsur sayfalık bir serüveni: Pozitif bilimin yanısıra, uzantıları günümüze dek süregelen, gizli bilimlerin, Ortaçağı da kapsayan çok uzun bir zaman dilimi içinde bilim-büyü kardeşliğinin öyküsü. Okuyucuların, bu çetin, ama keyifli okuma serüveninden nice hazlar derleyecekleri umuduyla. Şadan Karadeniz
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Varoluş, yalnızca gizini araştıranların kuruntusuyla ayakta durabilecek denli boş, kırılgansa, o zaman… kurtuluş diye bir şey yoktur, tümümüz de köleyiz, bir efendi verilmeli bize, bunu hak ediyoruz…