
“Sevmek, bir başkasının özgürlüğünü koruyarak var olabilmektir. Kendini onun içinde eritmek değil, onunla yan yana, kendi ışığında kalabilmektir. Gerçek aşk, iki özgür ruhun birbirini tutsak etmeden buluşmasıdır.”

Cumartesi ve pazar gunleri, varolmanin tatli hafifliginin gelecegin derinliklerinden yukselip yanina vardigi duygusu icindeydi. Pazartesi, benzerini bundan once hic tanimadigi bir agirlikla carpildi. Rus tanklarinin tonlarca celigi bunun yaninda hic kalirdi. Cunku sevecenlikten daha agir bir sey yoktur dunyada.Milan Kundera'nin en bilinen romani Varolmanin Dayanilmaz Hafifligi, yayimlanir yayimlanmaz cagdas klasikler arasina girmis, gecen yuzyilin en guclu anlatilarindan biri. Kundera, tepkiye karsi tepkisizligi, kararliliga karsi kararsizligin tutarli ve erdemli yanlarini arastirdigi romaninin baskisisi Tomas'la alisilmis, arkasinda guclu dusunce ve yasam kurallarini tasiyan roman karakterlerini sorgular. Sovyetler'in Cekoslovakya'yi isgal gunlerini de arka planda anlatir. Tipki kisiler gibi toplumsal onyargilar da eninde sonunda kararsizliga ve "varolmanin dayanilmaz hafifligi"ne mahkumdur ne de olsa. (Tanitim Bulteninden)Sayfa Sayisi: 336Baski Yili: 2015Dili: TurkceYayinevi: Can Yayinlari
Bookspace topluluğundan 10 gönderi

“Sevmek, bir başkasının özgürlüğünü koruyarak var olabilmektir. Kendini onun içinde eritmek değil, onunla yan yana, kendi ışığında kalabilmektir. Gerçek aşk, iki özgür ruhun birbirini tutsak etmeden buluşmasıdır.”

Bir kez olan şey, hiç olmamış sayılır. İnsanın sadece bir hayatı varsa, hiç yaşamamış gibidir.

Başkalarıyla olan ilişkilerimizin kaçta kaçının duyularımızın sonucu, kaçta kaçınınsa bireyler arasındaki sürekli güç oyunu tarafından belirlenmiş olduğunu hiçbir zaman kesinlikle saptayamayız. Gerçek insan iyiliği, ancak karşısındaki güçsüz bir yaratıksa bütün saflığı ile, özgürce ortaya çıkabilir. İnsan soyunun gerçek ahlaki sınavı, temel sınavı onun merhametine bırakılmışlara davranışlarında gizlidir . Hayvanlara .. Ve işte bu açıdan insan soyu temel bir yenilgi yaşamıştır, o kadar temel bir yenilgi ki bütün öteki yenilgiler kaynağını bundan almaktadır.

Bir kadınla sevismek ve bir kadınla uyumak iki ayri tutkudur Sadece farkli degil ayni zamanda zıt tutkular ....

İnsan yalnızca farkına vardığı şeylerden sorumlu olsaydı, alıklar her türlü hatadan peşin peşin arınmış olurlardı. Ancak azizim, insan bilmekle yükümlüdür. İnsan bilgisizliğinden sorumludur. Bilgisizlik bir hatadır.

İçinde yaşadığı yeri terk etmek isteyen kişi mutsuz kişidir.

Şu sonuca vardı Tomas: Bir kadınla sevişmek ve bir kadınla uyumak iki ayrı tutkudur, sadece farklı değil aynı zamanda zıt tutkular.Aşk çiftleşme arzusunda (sonsuz sayıda kadına kadar uzanabilecek bir tutku) duyurmaz kendini,uykuyu paylaşma arzusunda duyurur (tek bir kadınla sınırlı olan bir arzu)

Sabina'nın dramı ağırlığın değil hafifliiğin dramıydı. Onun payına düşen yük değil, varolmanın da yanılmaz hafifliğiydi.
“Unutmak, hafızanın kusuru değil; onun merhametidir.”
“Bir şeyi yalnızca bir kez yaşamak, hiç yaşamamak gibidir.”