
Bu kadar güzel bir kitabın içinde kaybolmak… tarifsiz

Adı belirsiz bir ülkenin başkentinde seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlayınca kimse oy atmaya gitmez. Öğleden sonra yağmur durunca, saat tam dörtte, seçmenler sanki emir almışçasına sandıkların başına koşarlar. Ama sandıklar açıldığında, kullanılan oyların yüzde 83’ünün boş olduğu ortaya çıkar. Bunun bozguncu bir grubun, dahası uluslararası bir anarşist örgütün işi olduğunu düşünen hükümet olağanüstü hal ilan eder. Yıllar önce kenti saran “körlük salgını”ndan kurtulan tek kişinin bu olayla bağlantılı olduğundan kuşkulanılır. “Beyaz veba”nın öteki kentlere de yayılmasını önlemek için başkent abluka altına alınır, bir polis komiseri “suçluları” bulmakla görevlendirilir.
Bookspace topluluğundan 64 gönderi

Bu kadar güzel bir kitabın içinde kaybolmak… tarifsiz

En kötüsü, görmeyenler değil, gördüğü halde bakmayanlardır.

Günahkarların bedelini daima doğrular öder…

Görmek ile modern demokrasilerin aslında ne kadar kırılgan olduğunu ve yönetenlerin, halkın özgür iradesi kendi çıkarlarıyla çatıştığında ne kadar zalimleşebileceğini gösterir. Kitap, bireyin en büyük gücünün "hayır" diyebilmek ve olan biteni tüm çıplaklığıyla "görmek" olduğunu vurgulayan politik bir taşlamadır.

Sessizlik ancak en keskin bıçakla kesilebilecek gibiydi.
Asıl körlük umudunun bittiği bu dünyada yaşamaktı.

Duvarların arkasında olmakla özgürlüğünü kaybetmiş sayılmazsın; asıl trajedi, dışarıda olup da zihninin sınırlarını aşamamaktır.

Doğarız ve o an sanki ömür boyu sürecek bir pakt imzalamış gibiyizdir, fakat gün gelir, bunu benim adıma kim imzaladı, diye sorarız.

Masum insan yoktur. Bir suçtan suçlu değilseniz, bir hatadan suçlusunuzdur; hiç değişmez.

Büyük kötülükler büyük çareler gerektirir.

Belediye başkanı olmak birçok kapıyı açar. Hele birde akp min se bütün kapılar açılır😂😂

“Tam anlamıyla insan gibi yaşayamıyorsak, en azından tam anlamıyla hayvan gibi yaşamamak için elimizden geleni yapalım"
Derler ya, bilmeyen insan, görmeyen insan gibidir.
- Sanırım yolda kayboldular + Kimler?? - Mutlu günler…

Tanrının yardımıyla kazanılan savaşların zamanı çoktan geçti.
“ Sıradan kelimeler sempatiktir, aldatmayı bilmezler.”

Bu meslekte öğrendim ki sorumlular, sadece bizim saçmalık dediğimiz şeylerle yetinmiyor; onları vicdanları uyuşturmak ve mantığı yok etmek için de kullanıyorlar.

her zaman yeterli olmayan sözcükler şimdi fazla geliyordu.

Uçan beş yüz kuştansa eldeki beş yüz kuş evladır.

Zira basit sözcükler samimidir, kandırmayı bilmezler.

Kariyer patlaması 😂😂 Birinci yardımcı memnuniyetle kızardı; kariyeri için büyük bir adım atmıştı: Patronun tuvaletine işeyecekti.

Ilk defa bir kitabı sıkılarak okuyorum başları mı böyle acaba

“İnsanoğlunun kafası her zaman yaşadığı dünyayla tamamen uyuşmaz.”
“Huzur içinde olmak için uykuya ihtiyacımız olmasa çok daha iyi olur.”