Zorba Ciltli

Zorba Ciltli

Nikos Kazantzakis

Yayıncı
Can Yayinlari
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2007-01-01

Özet

The classic novel, international sensation, and inspiration for the film starring Anthony Quinn explores the struggle between the aesthetic and the rational, the inner life and the life of the mind.<br/><br/>The classic novel Zorba the Greek is the story of two men, their incredible friendship, and the importance of living life to the fullest. Zorba, a Greek working man, is a larger-than-life character, energetic and unpredictable. He accompanies the unnamed narrator to Crete to work in the narrator’s lignite mine, and the pair develops a singular relationship. The two men couldn’t be further apart: The narrator is cerebral, modest, and reserved; Zorba is unfettered, spirited, and beyond the reins of civility. Over the course of their journey, he becomes the narrator’s greatest friend and inspiration and helps him to appreciate the joy of living.<br/><br/>Zorba has been acclaimed as one of the most remarkable figures in literature; he is a character in the great tradition of Sinbad the Sailor, Falstaff, and Sancho Panza. He responds to all that life offers him with passion, whether he’s supervising laborers at a mine, confronting mad monks in a mountain monastery, embellishing the tales of his past adventures, or making love. Zorba the Greek explores the beauty and pain of existence, inviting readers to reevaluate the most important aspects of their lives and live to the fullest.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 26 gönderi

Bahar@solenora· 6ay🇹🇷

Ne makine şu insan. içine ekmek, şarap balık koyuyorsun İç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor

17
Deniz @solzimer· 9ay🇹🇷

Özgürlük! Tanrı yıldırımını atıp bizi yakacağına özgürlüğü veriyor? Hiç bir şey anlamıyorum…

13
Bahar@solenora· 3ay🇹🇷

Küçük odaları boştu, birer yıkıntıya dönüşmüşlerdi. Bir köşede yırtık, yan basılmış kırmızı küçük püsküllü bir terlik duruyordu. Büyük bir bağlılikla hanımının ayak biçimini hala koruyordu... Bu hınzır terlik, insan ruhlarından daha acılıydı; o sevgili ve çok çekmiş ayağı hala unutamamıştı

11
Mehtap Duğu@mhtpdgu· 7ay🇹🇷

Ben hayatta tek bir şey öğrendim: Korkmayacaksın. Korku, insanın içine sızmış en sinsi düşmandır. Korku yüzünden insanlar sevdiklerini söyleyemez, korku yüzünden arzusunun peşinden gidemez, korku yüzünden ruhunun istediği gibi yaşayamaz. İnsan korkudan kurtulduğu an, o an doğar. O günden önceki hayat, sadece bir gölgedir.

11
Bookspace· 1ay🇹🇷

Ne makine şu insan be! İçine ekmek, şarap, balık, turp koyuyorsun; iç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor. Sanırım beynimizde konuşan bir sinema var.

10
Mehtap Duğu@mhtpdgu· 7ay🇹🇷

Bir insanı, bir işi, bir hayatı sevmek için hesaba kitaplara sığmaz bir delilik gerekir.

10
Ece@ayadokunankadn· 3h🇹🇷

…ben sanıyorumki özgür olmak isteyen insandır. kadın özgür olmak istemiyor. öyleyse kadın insan mıdır?

8
maviii@maviii84· 8ay🇹🇷

"...Ben oğlum dedi. Ölümsüzmüşüm gibi hareket ederim. Bense her an ölecekmişim gibi davranırım. İkimizden hangimiz haklıydık patron?.."

8
asdscf@sas· 9ay🇹🇷

Gerçek özgürlük, gerçek sevgi, zorba ruhlu bir insanın hiçbir zaman tadamayacağı bir mutluluktur

7
asdscf@sas· 9ay🇹🇷

Ölüm her an ölüyor, her an hayat gibi yeniden doğuyordu.

6
Mehmet@keto· 9ay🇹🇷

çünkü hayat, yaşanmak için var.

5
Murat Tan ( bir camus kurumunda yabancı )@murat83· 7ay🇹🇷

kitaplar sorulara cevap vermez, sorularına cevap bulamayan insanların izdirabini anlatır... Alexis Zorba

5
Raskolnikov88@raskolnikov110088· 2h🇹🇷

“ve bazen içimden, küçük bir anı alıp karşılığında bütün ömrümü veresim geliyor…”

4
samet@gnostizm· 3ay🇹🇷

"İnsanlarla olan ilişkilerimi bir iç konuşma haline sokmuştum. O kadar düşmüştüm ki, bir kadına aşık olma ile kitap okuma arasında seçim yapmam gerekse, kitabı seçerdim."

3
Mehmet Kızıl@mehmetkizil· 5ay🇹🇷

"ben, dedi, bir şeye özlem duydum mu, ne yaparım bilir misin? bir daha hatırlamayacak kadar bıkıp da kurtulmak için yerim, yerim… ya da tiksintiyle hatırlamak için. bak bir zamanlar çocukken, kirazlara karşı anlatılmaz bir tutkum vardı. param olmadığı için azar azar alıyor, yiyor, yine istiyordum. günün birinde, kızdım mı, utandım mı, bilmiyorum; baktım ki kirazlar bana istediklerini yaptırıyorlar ve beni rezil ediyorlar, ne plan kurdum bilir misin? geceleyin yavaşça kalktım, babamın ceplerini yokladım, gümüş bir mecidiye bulup çaldım. sabah sabah da kalktım, bir bahçeye gidip bir sepet dolusu kiraz satın aldım. bir çukurun içine oturup başladım yemeye. yedim, yedim, şiştim, midem bulandı, kustum. kustum patron. o zamandan beri de kirazlardan kurtuldum; bir daha gözüme görünmelerini bile istemedim. özgür oldum. artık kirazlara bakıp şöyle diyordum: size ihtiyacım yok! şarap için aynı şeyi yaptım, sigara için de. hâlâ içiyorum ama, istediğim anda ´harp´ diye bıçakla keser gibi kesiyoru

3
Atakan Ç.@atushka10· 7ay🇹🇷

“Mutluluğun, basit ve açık bir şey olup bir bardak şarap, bir kestane, kendi halinde bir mangalcık ve denizin uğultusundan başka bir şey olmadığına aklım yattı. Yalnız, bütün bunların, mutluluk olduğunu insanın anlayabilmesi için basit ve açık bir kalbe sahip olması gerekiyordu.”

3
Murat Tan ( bir camus kurumunda yabancı )@murat83· 6ay🇹🇷

kitaplar sorulara cevap vermez, sorularına cevap bulamayan insanların izdirabini anlatır.

3
Kılbaz Efendi@44k06· 8ay🇹🇷

Bir zamanlar diyordum ki: Bu Türk'tür bu Bulgar'dır ve bu Yunanlı'dır. Ben, vatan için öyle şeyler yaptım ki patron, tüylerin ürperir; adam kestim, çaldım, köyler yaktım, kadınların ırzına geçtim, evler yağma ettim... Neden? Çünkü bunlar Bulgar'mış ya da bilmem neymiş... Şimdi kendi kendime sık sık şöyle diyorum: Hay kahrolasıca pis herif, hay yok olası aptal! Yani akıllandım, artık insanlara bakıp şöyle demekteyim: Bu iyi adamdır, şu kötü. İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk! Hepsi bir benim için. Şimdi, iyi mi, kötü mü yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça da, buna bile bakmamaya başladım. Ulan, ister iyi, ister kötü olsun be! Hepsine acıyorum işte... Boş versem bile, bir insan gördüm mü içim cız ediyor. Nah diyorum, bu fakir de yiyor, içiyor seviyor, korkuyor, onun da tanrısı ve karşı tanrısı var, o da kıkırdayacak ve dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek... Hey zavallı hey! Hepimiz kardeşiz be... Hepimiz kurtların yiyeceği etiz.

3
ferhad çifçi@ferhad· 8ay🇹🇷

neden neden? siz kitap fareleri bu yüzden mutsuzsunuz patron .her şeyin bir nedeni olmak zorunda mı? Al sana bir neden mesala ben çok güzel çorba yaparım

3
Ersan@klazomenaios· 7ay🇹🇷

Denize karşı eski bir taverna'da, gıcırdayan tahta sandalye üzerinde uzo içerken tekrar okumak dileğiyle. "hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm. "

3
Mehmet Kızıl@mehmetkizil· 5ay🇹🇷

“Ne makine şu insan be; içine ekmek, şarap, balık, turp koyuyorsun. İç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor!”

2
Güven TAŞTAN@gvn1· 8ay🇹🇷

Dünyayı bugünkü durumuna getiren nedir, bilir misin? Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım günahlar, yarım iyiliklerdir. Sonuna kadar git be insan, avara et ve korkma! Tanrı, baş şeytandan çok, yarım şeytandan iğrenir. N. Kazancakis Zorba.

2
Bedir Melik@eisbrecher26· 7ay🇹🇷

"Yıldızların yer değiştirişini mi görmek istiyorsun, onlarla birlikte dönmen gerek..." Marcus Aurelius'un bu sözü bir uyum içinde yüreğime doldu.

2
Robert Garcia@siyahadamm· 5ay🇹🇷

hepsine acıyorum işte... boş versem bile, bir insan gördüm mü içim cız ediyor. nah diyorum, bu da yiyor, içiyor, seviyor, korkuyor, onun da tanrısı ve karşı tanrısı var, o da kıkırdayacak ve dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek

1

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?