
Fakir Baykurt, oykulerinde koy yasaminin sertligi, yoksulluk, cahillik, taassup, batil inanc, somuru gibi sorunlari ele alarak koylunun maddi ve manevi dunyasini toplumsalci ve gercekci bir bakistan isliyor. Gozlemlerden, canli tanikliklardan yola cikan yazar, gunluk konusma dilini oykuye tasiyarak zaman zaman mizahi bir dil kullaniyor; burokrasinin carklari arasinda sikisan ama icinde de bir umudu barindiran "siradan insani", yasadigi yerin atmosferiyle birlikte carpici bir bicimde betimliyor. Ilk basimi 1998'de yapilan Telli Yol'u yeniden okurla bulusturuyoruz: O anda 114 Numarali kogusta bir simsek cakti, Merdan'in yuzu parladi: "A be, ben Bosna Turkuyum; nasil anlamam? Yugoslavya Cumhuriyeti'nde Turkce ogreniyorduk okulda. Hem de anam babam evde benim icin Turkce konusurdu!" Merdan hizli konusuyor. Hem de degisik bir Turkcesi var. Hem de sevincliydi, aylar sonra karsisina Turkce konusan biri cikti. Kaptirdi anlatiyor. Merdan'i dinlerken icimden bir top alev savruldu. Sacim, kasim b
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!