
Paperback. 13,50 / 21,50 cm. In Turkish. 356 p. Fakir Baykurt, öykülerinde köy yasaminin sertligi, yoksulluk, cahillik, taassup, batil inanç, sömürü gibi sorunlari ele alarak köylünün maddi ve manevi dünyasini toplumsalci ve gerçekçi bir bakistan isliyor. Gözlemlerden, canli tanikliklardan yola çikan yazar, günlük konusma dilini öyküye tasiyarak zaman zaman mizahi bir dil kullaniyor; bürokrasinin çarklari arasinda sikisan ama içinde de bir umudu barindiran "siradan insani", yasadigi yerin atmosferiyle birlikte çarpici bir biçimde betimliyor. Ilk basimi 1974'de yapilan Içerdeki Ogul'u yeniden okurla bulusturuyoruz: "Ben görmedim…" diye mirildandi Ali. "Kimi?" "Babami…" "Anlamadim? Gelip gidiyor ya görüsüne!" "Babami diyorum, anamin üstünde görmedim! Ayri odalari vardi tasindigimiz her evde. Bizim de ayri odamiz olurdu kardesimle…" "Haaa! Köyde, bir odanin içindedir her sey… Erken yasta birikir tasar deneylerimiz… Kapinin ardindaki kaplari çikarip orada dökünürlerdi bir ibrik suyu. Anam bir bakraç da fazladan hazirlardi, ilistirarak… Dehsetli müslümanlardir. Yarim adim yürümekten korkarlardi durulanmadan. Benim babam, dik biyikli, çira gibi kirmizi yüzlü, hem de güçlü bir erkekti. Anamsa analarimizin çogu gibi ufacikti, her yatip kalkista ezilirdi, öyle sanirdim. Yoktu ayri odalari. Odalari olsa isitacak tezekleri, sobalari yoktu fazladan! Bir arada geçinirdik zor ser…" - (Küçük Ali)
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!