Ezbere Yasayanlar Vazgecemedigimiz Aliskanliklarimizin Kökenleri

Ezbere Yasayanlar Vazgecemedigimiz Aliskanliklarimizin Kökenleri

Emrah Safa Gürkan

Yayıncı
Kronik Kitap
Sayfa
400
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2022

Özet

"Özgünlük" ve "yeni"nin sürekli övüldüğü bir çağda, detaylarda ne kadar ayrışsak da, temelde birbirimize çok benziyoruz. Sadece birbirimize benzemekle kalmıyoruz; bizden önceki nesillerden de o kadar farklı değiliz. Teknolojinin ve modernitenin getirdiği tüm yeni imkânlara rağmen birçok alışkanlığımızdan vazgeçemiyoruz. Benzer durumlarda benzer tepkiler gösteriyor, âdeta ezbere yaşıyoruz. Ve bunu değişmediğimizin pek de farkında olmadan yapıyoruz. Gözlemlemenin, sorgulamanın, tutarlı fikirler geliştirmenin sancılı sürecine katlanmaktansa reklamvari sloganlarla özgünlüğü yakalayabileceğimizi sanıyoruz. Ve sonunda her tembel öğrenci gibi sınıfta kaldığımızda hocayı suçluyoruz. İşte Ezbere Yaşayanlar, bir türlü vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımızın tarihî arka planıyla birlikte antropolojik, sosyolojik ve psikolojik kökenlerini irdeliyor. Bizim gibi olmayanlara neden tahammül edemiyor, yabancıdan ve farklıdan neden korkuyoruz? İnsanları niçin konuşma tarzına göre yargılıyor, argo kullananlara ya da aksanlı konuşanlara niçin yukarıdan bakıyoruz? Şu rasyonalite çağında neden hediye alıyoruz ve birbirimize bir şeyler ısmarlıyoruz? Niçin dedikodu yapmaktan vazgeçemiyoruz? Son elli yılda birçok hak edindikleri halde kadınlar neden erkeklerden farklı meslekler tercih etmekte ısrar ediyor? Bunca bilimsel gelişmeye rağmen neden hâlâ fala ve büyüye inanıyoruz? Yukarıdaki sorulara cevap ararken anekdot denizinde boğulmadan diyardan diyara koşup çağdan çağa savrulacağız. Taş Çağı'ndan modern zamanlara, Kalahari Çölü'nden Trobriand Adaları'na, Güney Sudan'dan Alp Dağları'na, Çin'den Aztek diyarlarına keyifli bir yolculuğa çıkmaya, Evliya Çelebi'den Torquemada'ya, James Cook'tan Şamhat'a, Kraliçe Njinga'dan İmparatoriçe İrene'ye, konuşan şempanzelerden Akıllı At Hans'a, yamyamlardan hadımlara birçok ilginç karakterle tanışmaya hazır mısınız? Ezbere Yaşayanlar'da iki yüz bin yıllık insanlık mirasının ortaya koyduğu birbirinden değişik toplum ve kültüre yönelerek davranışlarımızı şekillendiren ana etmenleri inceleyecek; kültürle biyoloji, geçmişle gelecek, gelenekle yenilik arasındaki çekişmeyi merkeze alarak, şartların alışkanlıklarımızı ne noktaya kadar değiştirebildiğini tetkik edecek ve doğamıza ne kadar hükmedebildiğimizi göreceğiz.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Sezen Aylak@sezenaylak05· 3ay🇹🇷

Kütüphanelerdeki sessizlik saplantısına aşina modern okuyucuya şaşırtıcı gelecek belki ama eski çağlarda genellikle insanlar sesli olurdu ve öğrenme, duymakla ilgili bir şeydi. Sessiz okumak o kadar nadir rastlanan bir şeydi ki Aziz Augustinus, Aziz Ambrosius'un böyle kitap okumasını kabalık olarak addetmişti.

6
Sezen Aylak@sezenaylak05· 3ay🇹🇷

Napoli'nin işçi sınıfı arasında yaygın olan 'askıda kahve' (coffe sospeso), başına güzel bir şey gelen kişinin bir yerine iki kahve parası ödeyip sıradaki tanımadığı müşteriye kahve ısmarlaması geleneğidir.

5
Sezen Aylak@sezenaylak05· 3ay🇹🇷

Avantajlı genlerin daha sık aktarımına dayanan milyonlarca yıllık süreçte insanoğlunun beyni büyüyecek ve büyüyen beynini doyurmak için mide ve bağırsakları kısalacak. Atalarımız daha az enerji harcamak için iki ayağının üzerinde durmaya (ve dolayısıyla bel fıtığı olmaya) başlayacak ve ateşi bulduktan sonra daha az ihtiyaç duyacağı sivri dişlerinin yerini bugünküler alacak. Gittikçe büyüyen kafatası doğum kanalından geçemediği için on iki ay erken doğurmak zorunda kalacak. Bu erken doğumun dayattığı yirmi yıla yakın bir büyüme ve gelişme süreci de ortaya aile kavramının çıkmasına yol açacak.

3
Sezen Aylak@sezenaylak05· 3ay🇹🇷

Bugün yeryüzünde bir sürü dil olmasının nedeni, her yeni grubun dışarıdan gelenleri saptamak için konuştukları lisanı farklılaştırması. Günümüzün standardize dillerinde bile alt varyasyonların sıklığından bunu anlayabilirsiniz. Her sosyo-ekonomik grubun kendisine ait belirli ifade biçimlerinde ve yanlış telaffuzlarda ısrar etmesi ya da her yeni kuşağın kendine özgü kelimeler üretmesi de benzer bir eğilim.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?