
İnsanın nereye gitmek istediğinin bir önemi yok, esas olan, hayatın seni nereye çağırdığı.

"Bir sabah kimselere bir şey söylemeden, göç vaktini kaçırmış, suskun, yorgun ve kederli bir kırlangıç gibi alıp başını uzaklaştı. Biraz daha bekleseydi kanatlarında o dermanı bulamayacaktı. Umut niyetine sırtında taşıdığı bir çift kanat, zaman geçtikçe zayıflayacak, gitgide çürüyecek ve ruhunu zehirleyen bir belaya dönüşecekti."<br/>Düşerken, başka dünyalardan bir kadınla bir erkeğin zamansız karşılaşmasını ve giderek karmaşıklaşan yol hikayesini anlatıyor.<br/>"Nereye?" diye düşünmeden gitmek isteyenlerin varabilecekleri tek yer geçmişleridir.<br/>Tarık Tufan'ın çok katmanlı kurgusu ve ustalıklı anlatımıyla gün yüzüne çıkan Düşerken, uyumsuzluğun, arayışın, kapanmamış yaraların ve bir dizi keskin hesaplaşmanın romanı.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

İnsanın nereye gitmek istediğinin bir önemi yok, esas olan, hayatın seni nereye çağırdığı.

Sevmek yanlışsa kardeşim, ben bu yanlışı yaptım. Yarın olsa yine yaparım...

"her şey sandığın kadar kötü değil gülümsemesi. bu dünyada güvenmeye değer insanların olduğunu hatırlatıyordu."

“Kaybolmuştu.İçindeki bir kapana kısılmıştı ve hiçbir yerden ışık sızmıyordu”.

Başkalarının acısına katı,duyarsız,mesafeli dururken,yaşadığı en küçük sorunu ağır bir felakete maruz kalmış gibi ağıtlarla anlatmayı pek severdi.

"Şimdi bir fal tutalım ister misin?" "Nasıl olacak o?" "Radyoyu açacağız, çıkan ilk şarkıyı dinleyeceğiz, ne söylediğine bakacağız. Bizim falımız olacak o şarkı. Olur mu?" "Olur."