Foe

Foe

J. M. Coetzee

Yayıncı
Sia Kitap
Sayfa
136
Dil
Türkçe
Yayın yılı
2022-11

Özet

"Al final no em vaig veure amb cor de remar més. Tenia nafres a les mans, em cremava l`esquena, em feia mal tot el cos. Amb un sospir, vaig deixar-me caure a l`aigua gairebé sense esquitxar." Així comença Foe, amb la mateixa intensitat de llenguatge i elegància amb què Coetzee abordava L`edat de ferro, però ara recreant la història de Robinson Crusoe i posant tot l`èmfasi en el poder de seducció de la literatura. L`any 1720, Daniel Foe rep la visita de Susan Barton, supervivent d`un naufragi que l`ha retingut durant un temps en una illa deserta. Susan demana a Foe que expliqui al món la seva història, la seva i la de Cruso, l`enigmàtic home que va esdevenir el seu salvador, el seu company i amant ocasional.A mesura que Foe -i Coetzee- explica una història que crèiem ben coneguda, s ́apodera del lector una profunditat inèdita que el porta a reflexionar sobre la literatura i la mort, la vida en societat i la soledat, l`originalitat i el plagi, fins que la novel·la esdevé una al·legoria de l`art i la vida. [1] "Foe és una de les novel·les dins de la novel·la més brillants que s`han escrit en els nostres temps." Carlos Fuentes, El País [2] "Després de llegir Coetzee sabem més de nosaltres mateixos." Javier Marías Text autor J. M. Coetzee (Ciutat del Cap, 1940) va estudiar ciències informàtiques i filologia a Sud-àfrica i als Estats Units. La seva primera novel·la va ser Dusklands, seguida d`In the Heart of the Country, que va guanyar el premi literari més important de Sud-àfrica, el CNA. És autor també d`Esperant els bàrbars -guardonada amb el CNA, el Geoffrey Faber Memorial Prize i el James Tait Black Memorial Prize-, Vida i època de Michael K (Booker Prize i Prix Étranger Fémina), The Master of Petersburg, Les vides dels animals, Desgràcia (Booker Prize), L`Edat de ferro (Premi Llibreter 2003) i Elizabeth Costello, i és autor dels llibres de memòries Boyhood: Scenes from Provincial Life i Youth. A J. M. Coetzee li van concedir el Jerusalem Prize l`any 1987, el Lannan de Ficció el 1998 i, recentment, el Premi Nobel de Literatura 2003 en reconeixement a una llarga trajectòria d`una qualitat literària indiscutible.

Bu kitap hakkında gönderiler

Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Ali Tiryaki@ali6134· 4ay🇹🇷

Hayatımın en kadar büyük bir bölümü beklemekle geçiyor! Bahia'da beklemekten başka çok az şey yaptım ama bazen neyi bekledigimi bilmiyordum.Adada hep kurtarılmayı bekledim.Burada sizin ortaya çıkmanızı veya beni Cruso'dan ve Cuma'dan kurtaracak kitabın yazılmasını bekliyorum.

5
Ali Tiryaki@ali6134· 4ay🇹🇷

Cruso'yla aramda geçenlerden pişmanlık duymalı mıydım? Daha evvelki gibi kız ve erkek kardeşler, ev sahibi ve konuk, efendi ve köle veya her neysek öyle yaşayıp gitmeye devam etseydik daha mı iyi olurdu? Kader beni bu adaya çıkarmış, beni onun kollarına atmıştı. Kaderin hüküm sürdüğü dünyada daha iyi ve daha kötü diye bir şey var mıydı? Kendimizi bir yabancının sarılmasına teslim ediyoruz veya dalgalara bırakıyoruz; dikkatimiz bir anda dağılıveriyor; uyuyoruz ve uyandığımızda hayatlarımızın yolunu kaybediyoruz. Onlara karşı tek müdaafaamizin ebedi ve insan ötesi uyanıklığımız olan bu dağılmalar nedir? Bunlar bir başka sesin, diğer seslerin hayatlarımıza sızdığı yarıklar ve çatlaklar olamaz mı? Hangi hakla kulaklarımızı onlara kapatıyoruz? Cevapsız sorular kafamda yankılanıp duruyordu.

5
Ali Tiryaki@ali6134· 4ay🇹🇷

Gözlerimi dikip uzun uzun ona baktım, ta ki gözkapaklarını indirip gözlerini kapatana kadar. Bir insan, ömür boyu devam eden suskun köleliğiyle ne kadar cahil kalmış olursa olsu Cuma kadar aptal olabilir miydi? Acaba benim onu bir konuşma durumuna yaklaştırma çabalarıma içinden gülüyor muydu? Uzanıp çenesini tuttum ve yüzünü kendime çevirdim. Gözkapakları açıldı. O kapkara gözbebeklerinin derinliklerinde istihza pırıltısı mı vardı? Göremiyordum. Ama olsaydı bile benim İngiliz gözlerimin göremeyeceği bir Afrika kıvılcımı olmaz mıydı? İçimi çektim. "Gel Cuma," dedim. "Efendimizin yanı gidelim ve çalışmalarımızda ne kadar muvaffak olduğumu gösterelim." Öğlen olmuştu. Foe yeni tıraş olmuştu ve neşeli görünüyordu"Cuma öğrenemeyecek," dedim. "Kabiliyetlerinin bir kapısı varsa kilitli veya ben bulamıyorum." "Üzülmeyin," dedi Foe. "Bir tohum ektiyseniz bu bile bir ilerlemedir şimdilik. Azmedelim. Cuma bizi şaşırtabilir.

3

Senin Gibi Okuyan Biriyle Tanışmaya Hazır mısın?