
Paperback. 14,50 / 21,50 cm. In Turkish. 188 p. Su yanlis kavramlar ve garip düsünceler akillara nereden geldi acaba?: - Dinin sosyal hayatla ne alâkasi olabilir?! - Dinin bir ekonomik sistemi olamaz! - Din; ferdin toplum ve devletle iliskilerine dair ne getirebilir ki?! - Dinin hayat olgusu ve günlük yasamda ne gibi bir rolü olabilir; örfler bakimindan, giyim kusam cihetinden hele hele kadin kiyafeti ile dinin ne alâkasi var? Böyle düsünenlere göre dinin; sanat, basin-yayin, sinema ve televizyon gibi konularda da asla sözü ve yeri yoktur. Biz, bu sapmanin nasil ortaya çiktigini ve nasil gelistigini anladigimiz zaman, umariz ki isin içindeki hile ve tuzagi da görmüs ve bunlara karsi uyanik olmamiz gerektigini ögrenmis oluruz. Ilk Müslümanlarin çok iyi sekilde anladiklari açik gerçek, Müslüman toplumun ancak Allah'in seriati ile kurulabilecegi idi ve buna kesin bir sekilde inaniyorlardi. Onlara göre Allah'in seriatindan uzaklasarak Müslüman olarak yasayabilmenin imkâni yoktu. O tarzda Müslüman da olunamazdi. Evet, onlar basardilar. Çünkü onlar istediler, isteklerini önce kendi küçük dünyalarinda gerçeklestirmek üzere uygulamaya koyuldular, bunda netice aldiktan sonra da hayata geçirme, topluma ve tüm insanliga yayma yolunu tuttular. Iste o zaman gerçek Müslüman oldular
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!