
Kurşunlar, sağanak bir yağmurdan farksız bir şekilde yağarken, gecenin karanlığında ışıl ışıl yıldızların üzerinize düştüğünü sanardınız. Ortalık o an öyle bir hâl alır ki karnavaldaymış gibi hissederdiniz. İlk saniyeler ölüm bile geçmezdi aklınızın ucundan. Sonra can havliyle kendinizi bir sipere atardınız. İşte o zaman ölüm korkusu, ölüm acısını bile bastıracak güçte olurdu. İliklerine kadar işleyen soğuk gibi titretirdi yüreğini. Yıldızlar düşer, kurşundan yağmurlar yağar yeryüzüne ve sen sadece beklerdin. Yağmuru üzerinde hissedeceğin anı… Çünkü o yağmurda bir tek şehitler ıslanırdı…






