
Bütün duyguları anlatmaya yetecek kadar kelime yoktur. Gerek de yoktur.

“Dünyanin en güzel ask hikâyesi.” -Louis Aragon- Neseli, sakaci, sürekli türküler sÖyleyen çok güzel bir kadindir Cemile. Savastaki kocasinin erkek kardesi, yani Cemile’nin “kiçine bala”si ile su sizmaz arasindan. Bir gün ikisi, kÖyde bir basina yasayip giden yarali asker Danyar’la birlikte, çuvallarla bugday tasima isine koyulurlar. Bir aksam dÖnüs yolunda Danyar türkü sÖylemeye baslayinca bu sessiz, kimsesiz, tuhaf adamin ruhunun derinliklerinde sakladigi yasam sevinci duyurur kendini. Bu, güz vakti filizlenen bir askin da ilk tohumudur… “Tanrim, o ne güzellikti Öyle! Ruhunun bütün zenginlikleri, askinin coskunlugu bu çehreden oldugu gibi okunabilirdi. Gene de seyrettigim bu çehreden fazla bir sey anlamazdim. Simdi bile su soruyu kendime sik sik sorarim: Ask denen sey ressamin, ozanin esinlenmesi gibi bir esinlenme midir acaba?” (Tanitim Bülteninden)
Bookspace topluluğundan 8 gönderi

Bütün duyguları anlatmaya yetecek kadar kelime yoktur. Gerek de yoktur.

Konuşmadık. Hem konuşmaya ne gerek vardı? İnsan her şeyi anlatmaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez...

Biri tanrıya sormus: Eğer her şy zaten kaderde yazılıysa neden dilek dileyelim ki? Tanrı gülümseyerek demiş ki: Belki de bazı sayfalarda sadece 'dilediğin gib olsun' yazmışımdır.

Kalbimden geçenleri ne bilsin? Kimse bilemez… Belki bunu anlayacak kimse yoktur dünyada…

Biri tanrıya sormuş "Eğer herşey zaten kaderde yazılıysa neden dilek dileyelim ki?" Tanrı gülümseyerek demiş ki " Belki de bazı sayfalarda sadece 'dilediğin gibi olsun' yazmışımdır."

Üzül, ama bunu belli etme, içinde sakla!

İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez…

"İnsan her şeyi anlatamaz. Zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez. Bazı duygular vardır ki, onlar anlatılamaz; sadece yaşanır ve hissedilir. Bir insanın bakışında binlerce kelime gizli olabilir ama o kelimeleri ancak kalbiyle dinleyenler anlayabilir."