
"...Demek ki insanın beyni bir dakika düşünmeden duramıyor, o garip başı öyle yaratılmış ki istese de istemese de düşünceler art arda geliyor, bir düşünceden öbürü doğuyor,herhalde ölünceye kadar böyle devam ediyor bu."

Bazen "gün uzar yüzyıl olur". Bir güne kaç hatıra, kaç deneyim, kaç hikaye sığdırılabilir? Söz konusu olan uzun bir yolculuksa, sayısız... Yeri doldurulamaz bir geçmişi paylaştığı dostunun cenazesini taşıyan Yedigey'in yolculuğu, bütünüyle hayatı soruşturan bir yolculuk olacaktır elbette. Uzak hatıralardan söylencelere, acılı ölümlerden basit mutluluklara, maddi yoksulluklardan manevi zenginliklere, geçmişin özünde ve kıyılarında dolaştıran bir yolculuk.<br/>Cengiz Aytmatov bu romanında, insanın en zayıf ve en güçlü, en özgür ve en bağımlı, en çok seven ve en kolay vazgeçen yanlarını derin ve çarpıcı bir dille anlatırken tıpkı bir madalyonun diğer yüzünü çevirir gibi içimizdeki "öteki"yi gözler önüne seriyor.
Bookspace topluluğundan 30 gönderi

"...Demek ki insanın beyni bir dakika düşünmeden duramıyor, o garip başı öyle yaratılmış ki istese de istemese de düşünceler art arda geliyor, bir düşünceden öbürü doğuyor,herhalde ölünceye kadar böyle devam ediyor bu."

Kaldı ki burası dünya Burada bir şeyler hep yarım kalacak…

İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.

"Kaldı ki burası dünya. Burada bir şeyler hep yarım kalacak.”

"Kaldı ki burası dünya. Burada bir şeyler hep yarım kalacak."

Biz, uygarlıklarla buluşmaya, anlaşmaya hazır mıyız? İnsanlar, sonu gelmez çekişmeler, kavgalar yüzünden ne kadar geri kaldıklarını, entelektüel gelişme bakımından ne kadar zararlı çıktıklarını anlayabilecek mi?

Kaldı ki burası dünya. Burada bir şeyler hep yarım kalacak.

"Düşünmek, her zaman acı veren, ağır bir iştir."

Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerlerde mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı. Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya doğru gider gelir.. gider gelirdi…

Kaldı ki burası dünya. Burada bir şeyler hep yarım kalacak. Günaydın kitap kurtları..

⸻ “İnsan için en zor şey, her gün insan kalabilmektir.”

Yine de bizi karamsarlığa iten şu düşünceden kurtulamıyoruz: Ya yeryüzündeki insanlar, trajik bir yanılma ile tarihin ancak bir 'savaşlar tarihi' olduğuna kendilerini inandırırlarsa? O zaman ta başından beri yanlış, çıkmaza sürükleyen bir yol tutmuş olmuyor muyuz? Bu durumda nereye gideriz? Sonumuz ne olur? İnsanlar, tuttukları yolun felakete götürdüğünü, mertçe kabul etmek cesaretini gösterebilecek mi?

Oysa düşünmek, her zaman acı veren ağır bir iştir.

Ve bir aylık Fransa serüvenimden sonra tekrar okuma serüvenine kaldığım yerden devam ediyorum 📚

Kaldı ki burası dünya, burada işler hep yarım kalacak.

... kaldı ki burası dünya. Burada bir şeyler hep yarım kalacak!!!

“Kaldı ki burası dünya. Burada bir şeyler hep yarım kalacak.”

“Kaldı ki burası dünya. Burada bir şeyler hep yarım kalacak.”

Kaldı ki burası dünya. Burada bir şeyler hep yarım kalacak…

Zaten insan sevdiğine gücenemezdi.

Düşünmek, her zaman acı veren ağır bir iştir.

Asıl mesele de bu işte. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı konularda hiçbir şeyi değiştirmez. Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur...

Tüm duyguları anlatmaya yetecek kelime yoktur,buna gerek de yoktur.

Herhangi bir köle sahibi için en büyük tehlike kölesinin başkaldırmasıdır.