
"İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana âşığım.”

""Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade... (...) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?""-- Back cover.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

"İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana âşığım.”

Türk edebiyatının en iyi giriş cümlelerinden biri olarak değerlendiriliyor: "İstanbul'da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana aşığım."

Kurabiye isimli öyküsünün giriş cümlesi derim ve susarım…