
Sahip olduğumuz tek şey vücutlarımızdır ve yaşadığımız sürece vücutlarımızı satarız. Sabahları işimize gittiğimizde, bütün gün çalışırken vücutlarımızı satarız. Onu herhangi bir fiyata, herhangi bir zamanda, herhangi bir amaç için satmaya zorlanırız. Yiyebilelim, yaşayabilelim diye. Ve bunun için bize verilen fiyat, başkalarının kazancı için daha uzun süre çalışabilmemize yetecek kadardır ancak. Bugün haraç mezat satılmıyoruz meydanlarda. Ama gücümüzü, zamanımızı, canımızı satmaya zorlanıyoruz her gün. Bir cins kölelikten kurtulduk ama bir başka köleliğe sokulmak için. Özgürlük müdür bu? Özgür adamlar mıyız bizler şimdi?






