
Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 273 p. "Tüm bu gürültü patirtinin ne oldugunu merak eden bir grup heyecanli çocugun yaninda, tekerlekli sandalyesinin kenarinda oturuyordu." Romanin ilk bölümü, iste böyle baslar. Öylece oturuyordur; çünkü etrafindaki faaliyetlere güçlükle katilabilen, neredeyse çaresiz bir kötürümdür. Buna ragmen, roman basladiginda bir çocuk, bittiginde ise erkekligin esiginde, "Her Gün Hüzün"ün ana karakteridir. Katilmaktan aciz, acili ve dingin yüregiyle tekerlekli sandalyesinde etrafi gözler; Dublin'in, oturduklari kenar mahallesine dagilmis, parçasi oldugu ailesinin davranislarini ve duygularini bellegine kaydeder. Burasi aslinda, 40'li ve 50'li yillarda, acili ve sevinçli günler geçiren Dublin'dir. Ihtisami ve sefaletiyle, arka sokaklarin ve köhne meyhanelerin hoyrat, acimasiz, alemci ve zinaci Katolik Dublin; yasam adina muazzam bir farklilik. Chiristy Brown, tamamen duygusalliktan uzak yazar. Sözünü sakinmaz, keskin görüslüdür. Onun, Dublin görüntüleri, sesleri, kokulari ve dogal manzaralariyla ilgili tasvirleri, simdiye kadar nadiren yapilmistir. Onun karakterleri, yasam atesi ile yanar. Chiristy Brown, Sadece on üçü hayatta kalabilen yirmi iki çocuklu bir ailenin çocuguydu. Dogustan zihinsel bir felçle dünya'ya geldi. Kullanabildigi tek uzvu Sol Ayagi oldu. Londra'ya yaptigi yaptigi birkaç ziyaret ve bir kez yaptigi Amerika seyehati disinda, tüm yasamini Dublin'de geçirdi.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!