
eğer elinde sihirli bir değnek olsaydı kendine nasıl bir hayat kurardın?

"Ruhunuzu besleyecek ve hatta hayatınızı kurtaracak bir hikaye!" -Christine Michaud<br/><br/>"Herkesin sahip olmak istediği şeylere sahibim ama hayatımdan memnun değilim, sence bu nasıl mümkün oluyor?"<br/>"Eskiden ben de öyleydim: İstediğim her şeyi satın alma gücüm vardı, hayatım duygusal anlamda tatmin ediciydi ve sağlıklıydım. Ama bütün bunlara rağmen bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyordum. Ne olduğunu tam olarak bilemesem de kendimi bu dünyaya ait hissetmiyordum. Bu genel kasvet hali beni rahatsız ediyordu. Özümü bulamıyordum."<br/>"Tıpkı benim gibi! Ben de aynı şeyleri hissediyorum. Mutluluklarım kısa sürüyor, bir şey yolunda gitmediğinde veya biriyle ters düştüğümde hemen mutsuz oluyorum, sürekli gergin hissediyorum. Ben de senin gibi değişmeyi çok isterdim. Ama nasıl?
Bookspace topluluğundan 23 gönderi

eğer elinde sihirli bir değnek olsaydı kendine nasıl bir hayat kurardın?
“ İçinde bulunduğumuz durum bize cennet veya cehennem gibi gelebilir. Her şey onu nasıl algıladığımıza bağlıdır. “ -Pema CHÖNDRÖN

Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: Ya biri yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir. Tolstoy
“ Dünya da görmek istediğiniz değişimin kendisi olun .” - Ghandi
… Neden burada bu kadar kırılgan hissediyoraun biliyor musun ? Çünkü egonun kendisini korumak için gözüne taktığı maskeleri teker teker çıkarıp atıyorsun. Bu kırılganlığı kabullendiğinde gerçekte kim olduğunu da anlayacaksın. Artık zırhın yok, çırılçıplaksın; ama güçsüz değilsin. Tam tersine , özünü keşfediyorsun.
“Ne kadar ileriye gidebileceğimizi bilmenin tek bir yöntemi var: yola çıkmak ve yürümeye başlamak “ - Henry Bergson -

Korku kapını çaldığında kapıyı açma cesaretini gösterirsen arkasında kimsenin olmadığını görürsün.
“Hiç fatkında olmaksızın pek çok şeyi kimliğiniz zannedebilirsiniz bedeninizi ,ırkınızı , inançlarınızı , düşüncelerinizi .” JACK KORNFİELD
… Mutsuz olmak için harcadığın tek bir sana geri gelmicek. Yaşamının ne zaman başladığını biliyorsun ama ne zaman biteceğini bilmiyorsun. Yaşadığımız her saniye bize sunulmuş bir hediyedir ve onu ziyan etmememiz gerekir . Mutluluk şimdiki zamanda yaşanır …

Hayatta sahip olmadıklarımın yokluğunu hissetmemek için elimde olana sarılmıştım.

Mutsuz olmak için harcadığın tek bir an sana geri gelmeyecek. Yaşamının ne zaman başladığını biliyorsun, ama ne zaman biteceğini bilmiyorsun. Yaşadığımız her saniye bize sunulmuş bir hediyedir ve onu ziyan etmememiz gerekir. Mutluluk şimdiki zamanda yaşanır.
“ Saygının ölçüsü, banka hesabınızın büyüklüğü. Para, sevgi ölçüsü olduğu için de biriktirdiğinizi kaybetme korkusuyla yaşıyorsunuz. Duygusal ilişkileriniz için de aynı şey geçerli. Bütün hayallerinizi maddi şeyler üzerine kuruyorsunuz: ev, araba, mal, mülk. Büyüklerinizin tecrübelerinden bir şeyler öğrenmeyi, çocuklarınıza güven aşılamayı, arkadaşlarınızla birbirinizi kıyas lamadan paylaşmayı bilmiyorsunuz! Bütün değerler sistemniz mal varlığınız üzerine kurulu. Karşılık beklemeden vermeyi bilmiyorsunuz. Daha da kötüsü, hayat şartlarlarınızla kişiliğinizi birbirine karıştırıyorsunuz ! Kendinizi ünvanını, oturduğunuz mahalle ile, sahip olduğunuz mallarla, kökeninizle, isminizle, işinizle , ilişkilerinizle bir tutuyor ve yalnız onlar aracılığıyla var oluyorsunuz. Kim kimsiniz siz olduğunuz gibi, sadece bir insan olarak sevebileceğini bilmiyorsunuz bile. Burada himalayalarda ise tam tersi … “
“ Bu yolculuğun başından beri çok kırgın hissediyorum. Her şey benim kontrolüm dışında gelişiyor. Kendimi çok güçlü zannediyordum… oysa burada bunun tam tersini gördüm !” … “ aşırı hava koşulları seni kendinden daha önce varlığını dahi bilmediğin kullanmaya zorluyor. Dağların yüceliği sana insanoğlunun küçüklüğünü hatırlatıyor. Ama kafana asıl karıştıran şey karşılaştığın insanların tepkileri. Kendi düşünce biçimini , stratejilerini ve savunma mekanizmalarını burada uygulaman mümkün değil. Bu yüzden çaresiz hissediyorsun. Daha küçücükken kendimizi korumak için bir zırh oluştururuz. Sonra bu zırhı gerçek ihtiyaçlarımızı göz ardı ederek aldığımız eğitime veya toplumun bizden beklentilerine göre biçimlendiririz…”

çünkü değişim hayatımızın değişmesini istediğimiz an başlar.
"... kendimi dışa açmak için ne yapmalıyım ? " " Bunun için her şeyden önce kendini içeriden besleme gerekir. Negatif düşünceleri kafanın içinde tekrar tekrar döndürürsen içini olumsuz duygularla doldurursun ve bütün bedenin bunu ele verir : Kasların kasılır , yüz hatların gerilir , karşına çıkan fırsatları yakalayamazsın. Bunun aksine pozitif düşüncelere sahip olduğunda gevşersin ve güler yüzlü olursun . Karşılaştığın insanlarda sana yaklaşma isteği uyandırırsın . " "... MUTLULUK KAPINDA BEKLİYOR AMA İÇERİ GİREBİLMESİ İÇİN KAPINI AÇMAN LAZIM "
Başarısızlıktan korkma , zira BAŞARISIZLIK BAŞARININ HABERCİSİDİR.
"... Dünde anlattığım gibi yenilikler egoyu korkutuyor, bu yüzden de eleştirmeye başlıyor; zihnini devreye sokup kıyaslamalar yaparak seni bildiklerinin güvenli bölgesine çekmeye, böylece kendini rahatlatmaya çalışıyor. Maya'nın sana önerdiği çok iyi bir egzersizdir. Bildiklerini unutursan bundan böyle hiçbir şey bir diğeriyle kıyaslama mümkün olmayacak. Bu şekilde gördüklerini sadece gözlemlemek yetineceksin. Gördüğünden başka hiç bir şey olmayacağı içinde hiçbir şeyi yargılayamayacaksın. Bundan sonra bildiğin ve bilmediğin şeyler olmayacak , sadece gözünün önünden geçen görüntüler olacak . "

düşmanınızı anlamak,onunla savaşmaktan daha büyük bir karakter gücü gerektirir.-Sebastien Provost-
Gülerek. “sıvı neyi ifade ediyor …” dedim. “Hiçbir şeyi . Sadece sana hayatın ne kadar dolu olursa olsun her zaman dostlarınla bir kahve içecek vaktin olduğunu hatırlatıyor. “
- "... Büyük taşlarımdan biri sevgiyi temsil ediyordu. Bunun için doğru insanı bulmak gerek ve ben onu şimdiye kadar bulamadım ." - "Haklısın fırsatlar hayatta önemli bir rol oynuyor ama sen insanlarla tanışmaya hazır mısın ? ... Önceliklerini tanımladın , şimdi geçmişteki hatalarını tekrar etmeden karşına çıkan fırsatları yakalamak için düşünce biçimini değiştirmen gerekiyor. Mutlu olmak için düşünce biçimini değiştirmen , pozitif düşünmen , istediğin şeye ve hayata inanman gerekir ; zira SEN NE İSEN HAYATINA DA ONU ÇEKERSİN !!! "

“Belki âşık olmaktan korktun.” -Maud Ankaoua

"Gerçek özgürlük, canının istediği her şeyi yapmak değil; canını sıkan her şeye rağmen içsel huzurunu koruyabilmektir. Başkalarının seni nasıl gördüğü, senin kim olduğunla değil, onların kim olduğuyla ilgilidir. Kendi değerini başkalarının onayına bağladığın an, kendi hayatının anahtarını başkasının cebine koymuş olursun. Anahtarı geri almanın tek yolu, olduğun halinle yeterli olduğunu kabul etmektir."

Mutluluğun bizden kaynaklandığını ve hiçbir şeyin mutluluğumuzu bozamayacağını gerçekten kabul ettiğimizde dışarıdaki zararlı durumlara kapımızı kapatmış olur ve olayları, onlara negatif düşünceler eklemeden sadece gözlemlemekle yetiniriz.